Bizim köylünün oğlu Dortmund’ta top oynuyo!

Onun için Vikipedi Özgür Ansiklopedi’de şöyle yazar:

İlkay Gündoğan (d. 24 Ekim 1990, GelsenkirchenAlmanyaTürkAlman futbolcu. Orta saha oyuncusu olan Gündoğan, Borussia Dortmund takımında forma giymektedir. Balıkesir‘in Dursunbey ilçesinden Almanya’nın Gelsenkirchen kentine işçi ailesi olarak gelen bir ailenin çocuğu olarak dünya gelmiştir. Milli voleybolcu Naz Aydemir ile kuzendir. (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0lkay_G%C3%BCndo%C4%9Fan)

ilkay gündoğan dursunbeyde

Bundesliga ekibi Borussia Dortmund’un başarılı futbolcusu İlkay Gündoğan ligdeki aradan faydalanarak Aralık/2012 tarihinde Dursunbey ilçesine geldi. Dursunbey’de büyük ilgi ve yakınlık gören İlkay Gündoğan sempatikliği ve sevecenliği ile de özellikle gençlerin sevgisini ve sempatisini kazandı.

Muhabir arkadaşlarımız halı sahada İlkay Gündoğan’a şu soruları sordular: “Hangi takımı tutuyon? Türkiye’de hangi takımda oynamak istiyon? Türkiye’de olmaktan mutlu musun? Arda ile görüşüyon mu?” Muhabir arkadaşımızın çocukça sorularına İlkay profesyonelce cevaplar verdi. “Avrupa’nın peşinde koştuğu Türk Dursunbey’de” diye de başlık attılar, tam bir rezalet örneğiydi.

İlkay Gündoğan Dursunbey’li değildir, Dursunbey kökenlidir. Eğer Dursunbey’de doğmuş olsaydı, Dursunbey’li denilebilirdi. Burada yapılan teknik hatayı düzeltmemiz gerekir.

ilkay gündoğan aşağı musalar

Yıllar önce dedeleri Dursunbey’in Aşağı Musalar köyünden ekmek davasına “Almanya acı vatan” dedikleri gurbete giden ve oralarda kök salan gurbetçilerimizin evladı olan İlkay Gündoğan Dursunbey’in kardeşidir, evladıdır, gururudur. Ancak özellikle Dursunbey’li gençlerimiz “İlkay Gündoğan gerçeği”nden ne anlamışlardır, biz onu merak etmişizdir.

Acaba kaç kişi İlkay Gündoğan’ın kişisel web sayfasını inceledi ve görüşlerini öğrenebildi. Örneğin Dursunbeyspor Kulüp başkanı Yusuf Turan incelemiş midir. İncelediği ise ne anlamıştır?

Ata toprağını ve atalarını unutmayarak Dursunbey’i ve köyünü ziyaret eden başarılı (çalışkan) sporcunun yaşamından özellikle Dursunbey’li gençlerimizin (bizce) alacağı çok dersler vardır.

Türkiye ucuz başarılar ülkesidir. Adamını bulun, avantasını verin, Türkiye’nin her takımında (branşı ne olursa olsun) oynayabilirsiniz. Dünyanın en disiplinli ve çalışkan ülkesi olarak bilinen Almanya’nın her hangi bir takımında oynamak için üste birkaç trilyon dahi verseniz sizi kapısından içeri bile sokmazlar. Almanya’da başarılı olabilmek için, Almanya sistemine ayak uydurmak zorundasınız.

Biz Türkiye ve Dursunbey’liler olarak yurt dışındaki gurbetçi futbolcular ile övünürüz. Ancak Türkiye’nin en önde gelen spor adamları dahi bu gerçeğin aslını ve kökenini araştırmazlar. Araştırıp öğrenseler dahi işlerine gelmediği için “bize uymaz” diyerek göz ardı ederler. Çünkü ülkemizde en büyük rantiye spor camiasında dönmektedir. Amaç “başarılı sporcular yetiştirmek değil” rantiyeden en fazla payı kapmaktır.

Örneğin kulüp başkanı Yusuf Turan’a “Dursunbeyspor hedef büyültsün” deriz, burun kıvırır. “Dursunbeyspor neden yıldız sporcu yetiştiremiyor” deriz, “Yetiştirip de ne yapıcan, eğlenip gidiyoruz işte” denir.

Kendimiz dahil, herkese açıkça bir soru: Hangimiz 3 yaşındaki çocuğunu bir futbol takımının alt yapısına “futbol oynamayı öğrensin” diye verebilir ki? Diyelim ki verdik, 3 yaşındaki çocuğu geleceğin sporcusu yapmak için kaç antrenör uğraşır ki? Türkiye’de (hemen hemen her branşta) antrenörüm, hocayım, diplomam var diyenler, sporcu yetiştirmekten çok ziyade ne kadar çok avantam olur düşüncesini taşırlar.

Özetle; İlkay Gündoğan 23 yıllık hayatının 20 yılını başı-kıçı oynamayan antrenörler nezaretinde futbol okullarında geçirerek ve çok çalışarak başarılı olmuştur. Ayrıca “başarılı olacağının işaretleri görüldüğü için” ona bu fırsatlar tanınmıştır. Bu konuda özellikle gençlerimizin İlkay kardeşimizin web sayfasında yayınladığı “düşüncelerini” dikkatle okumalarını tavsiye ediyoruz. (http://www.ilkay-guendogan.com/tr/site/index.xml)

ilkay gündoğan düşüncelerim

Kültür Bakanlığı’nın “Tanıtım elçisi” olarak belirlediği İlkay Gündoğan’ın genç yaşta elde ettiği bu başarılar sevinilecek, gurur duyulacak konulardır. Ancak bu başarılardan ders çıkarılacak konular da vardır.

Türkiye ucuz başarılar ülkesi olduğu için, başarılı olsan dahi adamını bulamadığın, avantasını vermediğin sürece “başarılı kişi” olma şansınız yoktur. O yüzden gençlerimize “İlkay’i örnek alın” deme şansımız da yok.

İlkay Gündoğan ile karşılaşma fırsatımız olsaydı biz şöyle derdik: “Ya İlkay kardeşim. Deden, baban, abin Almanya’da sana bir fabrikada iş ayarlasaydılar daha iyi değil miydi? İşini bilir, maaşını bilir, sigortanı bilirdin.”

Bize ne cevap mı verirdi? Haklı olarak bize alenen söverdi!

Araştırma/Haber/Yorum: Ahmet Erdoğan

04 ilkay 5

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.