Çatalçam ile A. Musalar köyleri arasına kara kedi girdi

274 nüfusa sahip Çatalçam köyümüz bugünlerde “su yüzünden” oldukça çalkantılı. Köy içme suyuna tahlillerden sonra “içilemez” raporu verilmesi, köyün adeta aklını başından aldı.

Yıllar önce (1982-1983 yılları) köye getirmek istedikleri Alaçam suyunu yedeğe alıp, kendi meralarından çıkan mevcut su kaynağını getirmek daha kolay olduğu için içme suyu olarak kullanmaya başlayan Çatalçam’lılar köy içme suyunun “içilemez” çıkması üzerine alternatif içme suyu arayışlarına girdiler. Bu alternatif su arayışlarında “Bizim yıllar önce yedeğe aldığımız suyumuz var, onu kullanalım” diyen Çatalçam’lılar bu suyu almak isteyince de Aşağı Musalar köyü ile aralarına kara kedi girmiş oldu.

“Biz zamanında onlara tarlalarımızdan yol verdik, onlar meralarından su. Şimdi suyu geçirtmiyorlar, böyle bir şey olur mu? Ayıptır, günahtır. Biz o suyu 30 sene önce kazdık, rahmetli babam bile kazma salladı o su için. O yıllarda kendi meramızda su bulunca o suyu yedeğe almıştık” diye dertlerini anlatmaya başlayan Çatalçam köylüleri daha sonra şu görüş ve iddiaları dile getirdiler:

“Bize 1981-82 yıllarında tahsis edilmiş su var alaçam dağında. Dursunbey aldı, Göbül aldı, Selimağa köyü aldı. Bizimde eski muhtarlar ve yönetimleri bunu getirmek için uğraşmayıp gözardı etmişler. Türkiye de her şey artık eskisi gibi değil diyerek Çatalçam’lılar olarak bu işe el attık. Bu işe el atmamızdaki asıl etken kullanma ve içme suyumuzun sağlık koşullarına ters ve içilemez raporu zamanında tutulmuştu. Yetkililer kanalizasyondan sızdığını iddia edip, sadece elektrikli pompayla basılan suyun sağlığa zararlı oluğunu söylediler. Bizde bunun üzerine Alaçamdaki suyu gündeme getirdik. Pompayla filan uğraşmayalım alaçam dağında kendi izalesinden gelen ve bizden rakım olarak yüksekte suyumuz var dedik. Devlet yetkililerine bildirdik. Bunun üzerine incelemeler başlatıldı. Bu suyun numunesi de alındı. Alaçam dağındaki su sağlıklı çıktı. Köylülerimiz kazım işini yüklenecekti, boruda devletten. Bunu duyan yakınımızdaki Aşağı Musalar köyü bu su resmen onların olmamasına rağmen, hatta onların köy hududunda olmamasına rağmen, işi sulandırarak yetkililere ‘bu su bizim suyumuzu besliyor bu konuda biz mağduruz’ diye dilekçe yazdılar kaymakamlığa filan. Ama aslı astarı yok.

Araştırmalarımız ve istihbari çalışmalarımıza göre bizim suyu nasıl olsa Çatalçam’lılar bunu unutttu diyerek köyün civarındaki bahçelerine çekmişler ve mahkeme bile açmışlar doğru ise iddialar. Bizde zamanında onların yolu İsmailler güzergahındayken, köylülerimiz hiçbir menfaat ve para-pul beklentisi olmadan hatta tarlarından feragat ederek bu şimdiki kısa yolunu açtırdık. Şimdi bu iyiliğe karşı bu yapılanları içimize sindiremiyoruz. Haklı değil miyiz? Şu an kullandığımız su çamur akıyor ve resmen Alaçamda suyumuz var alamıyoruz. Özellikle de Aşağı Musalar köyüyle alakası yokken. Biz devlet yetkililerinden buraya bir mühendis getirtip keşif yapılmasını istiyoruz. Bu boşa akan suyun şu anda Aşağı Musalar’ın şebekesine hiçbir zarar vermediğinden adımız gibi eminiz. Ama bizden önce davranıp, su mühendisini de yanlarına çekmek için bir şeyler yapmazlarsa. Çünkü; bu şekilde hizmete engel olan zihniyetin her türlü zihniyeti bozuk olabilir onun için artık biz Çatalçam’lılar olarak protesto ediyoruz bu köyü. Hatta bu köyün muhtarı imam emeklisi. Hutbe okumuş hitabet vermiş vaazu nasihatte milleti ikna kabiliyeti fazla olan bir şahıs nasıl olurda bu hizmete yol verirsek sevap alırız diye köyünü ikna edemiyor. Ayıp ve yazık, yazıklar olsun. Bizim iyiliğimizin karşılığı bu mu?”

Çatalçam köy halkının anlattıklarına bakılırsa, bu su meselesi Çatalçam ile A. Musalar köylerinin arasını gerecek, belki de ileriki yıllarda husumetlere dönüşecek. İlçe Kaymakamı nezdinde tüm resmi yetkililer ile siyasilerimizin bu konuya el atarak 2 köyümüzün yararına olacak “en sağlıklı çözümü” bulmaları gerekiyor.

Su işi bu, başka işe benzemez! 

(Ahmet Erdoğan özel haberi)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.