“Ceketimizi assak, kazanırız” lafı hayaldi, gerçek oldu!

yenidursunbey-kurşun-kalem

30 Mart 2014 tarihinde Türkiye yerel bir seçimi daha gerçekleştirdi. Türkiye’deki seçim sonuçlarına bakıldığında Türkiye’de değişen bir şey olmadığını, tüm partilerin yüzde olarak oylarını koruduğunu, hangi parti nerede güçlü ise orada kazandığını gördük.

Adı “Yerel” olan bir seçimin “Genel seçim” havasında gitmesi ve seçmen psikolojisinin yerelden çok genel konulara itibar etmesi ise seçimlerin en ilginç boyutuydu. Örneğin AK Parti Konya’da, CHP İzmir’de, MHP Osmaniye’de, BDP Diyarbakır’da ceketini assa kazanacak duruma geldi. Bu da Türkiye’de siyasetin tükendiğini, siyasi partilerin siyasi üretkenliğini kaybettiği, her partinin mevcudunu koruma gayreti içine girdiği izlenimini veriyor.

Yerel seçimlerde (istisnalar dışında) partilerin yereldeki adayına bakmadan “lidere ve parti alışkanlığına” yönelik yapılan tercihler geçerli oldu. 30 Mart seçimlerinde “Adına ve şahsına oy alan tek aday olan” Ahmet Türk, Mardin’de seçimleri bağımsız aday olarak yüzde 52 oy alarak kazandı. Mardin’de 180 bin 420 seçmen Ahmet Türk’ün adına ve şahsına bizzat oy verdi. Türkiye’de iller bazında bağımsız olarak kazanan başka aday olmadı.

DURSUNBEY’DE DE YEREL SEÇİMLER “GENEL SEÇİM” HAVASINDA GEÇTİ…

SP’den Murat Sali ilk olarak adaylığını açıklayan isim oldu. BBP Raşit Kaya’yı, MHP İsmail Mehrioğlu’nu,  DP Nuri Çakırcalı’yı CHP Önder İkiz’i aday gösterdikten sonra adayını en son açıklayan parti AKP oldu ve “adayımız Ramazan Bahçavan” dedi.

Ramazan Bahçavan 4 aday adayının içinden seçilerek aday gösterildi. Ahmet Seçal, Ercan Bal, Mehmet Yarma aday adayı statüsünde kaldılar. Bu süreçte, AKP içinden de Ramazan Bahçavan isminin riskli olduğu, Ercan Bal isminin daha doğru tercih olacağı yönünde görüşler bile ortaya konuldu. Ancak seçim sonuçlarına bakıldığında ha o olmuş, ha bu olmuş çok fark etmeyecek, 4 aday adayından her kim olursa olsun AKP etiketi altında seçilecekmiş.

Nitekim yerel medyanın birinde Dursunbey seçimleri haber yapılırken “Başbakan sevgisi bir kez daha kazandı” ibaresi ön planda kullanılarak, aslında seçimi Başbakanın kazandığına vurgu yapıldı, dikkat çekildi.

dursunbeyde başbakan sevgisi kazandı

Bu yöntem diğer partiler ve adaylar için de geçerlidir. AKP’de durum böyle de, diğer partiler de farklı mıdır? Hepsinde durum aynıdır. Örneğin MHP Türkiye genelinde etkili olsaydı, Dursunbey’de de MHP’nin kazanması gayet doğal bir sonuç olacaktı.

Dursunbey’de seçim döneminde özellikle AKP’nin promosyon dağıtımları en çok gündem oluşturdu, en çok konuşulan konu oldu. MHP bu yarışa lokum dağıtımı ile katıldı. Diğer partiler bu yarışa katılmadı. Sonuç itibariyle baktığımızda diğer partiler ve adaylar seçmene 0 km. araba bile dağıtsalar, seçimi kazanmaları mümkün değilmiş.

ceketimizi assak kazanırız

CEKET ASILSA, KAZANILIR MI?

Parti yöneticileri arasında olmasa da, belki parti taraftarları ve sempatizanları arasında dolaştığı söylenen aşırı özgüven lafları vardır. Şahsen duymadık, ancak duyanlardan duyduğumuz kadarıyla “Biz ceketimizi assak kazanırız. Biz odunu aday göstersek kazanırız. Biz eşeği aday göstersek kazanırız” gibi iddialı tanımlamalar yapıldığı söylenir. Bu söylentiler ne kadar doğrudur bilemeyiz ama şayet bu tanımlamalar varsa, (Türkiye geneli olarak seçim sonuçlarına bakıldığında) aslında bu doğrudur.

Her partinin adeta kale tabir edilen yerleri vardır. O parti orada (mecazi anlamda) ceketini assa, gerçekten kazanır. Yani o parti orada kimi aday gösterirse göstersin, o aday mutlaka kazanıyor. Bunun yüzlerce örneğini görebiliyoruz. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’de yerel siyaset iflas etmiş, genel merkezli siyaset ön plana çıkmıştır.

İKTİDARLAR VE SEÇİLMİŞLER ALINGAN VE KIRILGAN OLUR…

Yıllardır gözlemlediğimiz bir başka konuda iktidar olanlar ve seçilmiş olanların alınganlığı ve kırılganlığıdır. Bu her iktidar için geçerli olmuştur. Konulara onların gözüyle bakmak, olayları onların arzularına göre yorumlamak, kamuoyu vicdanını rahatsız eden konular bile olsa “aslında şu yapılmak istenmiştir” yaklaşımı ile hedef saptırmak iktidarların ve seçilmişlerin en sevdiği oyundur. İktidarlar ve seçilmişler ile halk arasında tercih yapmak gerekirse, günümüzde en iyi tercih iktidar ve seçilmişlerden yana olmaktır. Çünkü günümüz şartları ve yükselen değerler bu yöndedir.

Tiyatrolarda “Perde kapanmaz” sözü ilkedir. Yani bu oyun oynanacak.

Maalesef hayat devam ediyor…

büyük insanların idealleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.