DİKKAT: Bu şirketin “BAŞARISIZ OLMA” lüksü yok!

Dursunbey Belediyesi Proje Etüd Müdürlüğü’nce GMKA destekli yürütülen “Kadınlar İş’te” isimli projenin uzantısı olarak “Dursunbey Ahşap Sanayi ve Ticaret A.Ş.” isimli şirket kurulma aşamasına geldi. Son kamuoyu bilgilendirme toplantısı 18 Eylül 2014 Perşembe günü akşamı yapıldı. Bu toplantıda şirkete kurucu hissedar olmak için son katılım tarihi olarak 24 Eylül saat 17.00 olarak açıklandı. Toplantıda ayrıca şu ana kadar 59 kişinin kurucu hissedar olmak için başvuruda bulunduğu belirtildi.

Toplantıda şirketin Kurban bayramından önce kurulacağı açıklanırken, toplantıda söz alan Rahmi Kireç, şirketin kanatlı hayvan yetiştiriciliği ve besi tavukçuluğuna yönelmesini, bu işte hazır pazar ve büyük kazanç olduğunu, eğer şirket bu alana yönelirse hissedar olarak halktan önemli katılımcılar olacağını öne sürdü.

Toplantıda bilgilendirme konuşması yapan Proje-Etüd Müdürü Nusret Ergin; Başaracaklarından umutlu olduğunu, olaya ticari bakılmaması gerektiğini, şirkette daha sonra sermaye artırımına gidilmeyeceğini ve her türlü eleştiriye açık olduklarını açıkladı. Nusret Ergin, bundan sonra yapılacak toplantının hissedarları ilgilendireceğini ve o toplantıda sadece yönetim kurulunun belirleneceğinin altını da çizdi.

Toplantı sonrası Belediyenin internet sitesinde yer alan haberde ise, konu “Halk ortaklığında kurulacak şirket” olarak duyuruldu. Bu haberde şirketin bir çok alanda faaliyet göstereceğine dikkat çekilerek, şirketin özellikle hibe projelerden yararlanacağına vurgu yapıldı.

dursunbey ahşap şirket

ŞİRKET OLAYI GERÇEKTEN ANLATILDIĞI GİBİ Mİ OLACAK?

-Birlik ve beraberlik adına şirketleşme yoluyla ortak girişimcilik Dursunbey adına gerçekten güzel ve olumlu bir gelişme. Bu durum ilçede umut verici pozitif bir hava oluşturdu. Amacımız bu havayı dağıtmak değil, yaptığımız araştırma ve öngörülerimizi de kamuoyu ile paylaşmak isteriz ki, geçmişte yaşanan bir takım kötü örnekler tekrar etmesin, bu güzel girişim ölü doğum ile sonuçlanmasın.

-Şirketin ana faaliyet konusu “Ahşap sektörü ve bahçe mobilyaları”dır. Bunun dışındaki talepler ve öneriler daha sonraları ele alınacak konulardır. Öncelikle bunun bilinmesi gerekir.

-Bu şirkete 10 bin TL. verip kurucu hissedar olanlar ortalama 5 yıl kar payı beklememelidir. Bu şirketin kar payı dağıtabilme aşamasına gelebilmesi için en az 5 yıl geçmesi gerekmektedir. “Ben paramı faize, dövize, altına yatırsaydım param şu kadar olurdu” gibi düşünce veya hesapları olanlar düşüncelerinden vazgeçmelidir. Hissedarlar bu olaya “Benim maddi gücüm vardı. Dursunbey’de bir şeyler olsun, insanların önü ve gözü açılsın, bizim de bu şekilde faydamız olsun” diye bakmalıdır. Nitekim toplantıda “olaya ticari bakılmaması gerektiğini” vurgulanmıştır.

-Bu şirket, şu an GMKA’nın desteklediği “Kadınlar İş’te” projesinin sürdürülebilirlik uzantısıdır. Öncelikle buna dikkat etmek, beklentileri bu boyutta hesaplamak gerekir.

ŞİRKET KAR PAYINI NASIL VE HANGİ ORANLARDA DAĞITACAK? (KARIN TESPİTİ ve DAĞITIMI Madde 16)

Bu suretle meydana gelecek kardan ödenmesi gereken vergiler düşüldükten sonra kalan miktardan :

-% 5 nispetinde yasal yedek akçe ile,

-Ödenmiş sermayenin  % 5 i nispetinde birinci temettü payı ayrılır.

-Yasal yedek akçe ile birinci temettü hissesinin ayrılmasından sonra kalan kardan Genel Kurlu kararı ile, en fazla %10’u kurucu hisse senetleri sahiplerine, en fazla % 10’u Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerine, en fazla % 10’u şirketin müdür, memur ve hizmetlilerine tahsis olunabilir.

-Kalan kar Genel Kurul kararı ile kısmen veya tamamen ikinci temettü payı olarak dağıtılabileceği gibi, dağıtılmayarak herhangi bir yedek akçe olarak da muhafaza edilebilir.

dursunbey başarı

ŞİRKET NEDEN TABANA AÇILMADI VEYA AÇILAMADI?

Toplantıda basın olarak “10 bin liraya itirazımız yok. Ancak 5 bin ve 1000 TL.lik hisseler oluşturularak olay niye daha geniş yelpazeye yayılmadı?” sorusunu yönelttik. Toplantı başkanı Nusret Ergin belirli bir sermayeye gerek olduğunu; bu rakamı hissedar adaylarının belirlediğini, onların kararlarına saygı duyduklarını söyledi.

Daha sonra “Acaba bu duruma engel teşkil eden teknik sebepler mi var?” yönüyle yaptığımız araştırmada, kademeli rakamlardan oluşan hissedar olabileceği, bunun için teknik olarak her hangi bir engel veya sakınca olmadığı bilgisinin aldık. Şirket daha sonra yeni hissedar alımı yapmayacak, sadece hisse değişimi yapılabilecek. Hisse senedi yoluyla halka arz ise çok uzun bir yol. Bu pencereden bakıldığında şirketin “halk ortaklığı”ndan ziyade sınırlı sayıda bir ortaklık görüntüsü ortaya çıkıyor.

Bu konunun üzerinde durmamız ve şirketin tabana yayılması ve daha geniş bir yelpaze gücü ile hareket etmesini düşünmemizdeki ana sebepler şunlardır:

Dursunbey ilçesi çeşitli zamanlarda, “ortak girişimler” konusunda bazı hayal kırıklıkları ve olumsuzluklar yaşamıştır. Bilindiği üzere Dursunbey’de 2 kişinin ortak olduğu faaliyet alanı yok gibidir. Güçbirliği diye bir oluşum vardır ancak onlar da Güç(lüler)birliği olmaktan öteye gidememişlerdir. (Güçlüler birliğindeki kasdımız, Dursunbey şartlarında çok kişi o yükü kaldıramaz anlamındadır. Güçbirliği ile ilgili haberimiz sıradadır) Bu açılardan bakıldığında yoğurdu üfleyerek yemek durumundayız.

ÇÜNKÜ; bu şirketin “BAŞARISIZ OLMA” gibi bir lüksü yoktur. Ya başaracaktır, ya da başaracaktır. Çünkü burada Dursunbey’in kaderi ve geleceği söz konusudur. “Bu konu tabana yayılabilseydi, sahiplenme ve kar-risk limiti daha yüksek olacaktı” düşüncesi kamuoyunda daha çok kabul görmektedir.

ÇÜNKÜ; bankaya faizine para yatırmıyorsunuz. Paranızı bankaya yatırırsanız alacağınız faizi bilir, riskiniz olmaz. Burada kar/zarar ortaklığı olan bir işe giriyorsunuz. Kar beklentiniz ne kadar ise, o kadar da risk ve zarar payınız her zaman vardır.

“Nusret Ergin” ismi bu alanda bir fırsat ve şanstır. Yalnız her şeyi Nusret Ergin’in omuzlarına veya tasarrufuna bırakmak da doğru bir yaklaşım değildir. Kurucu hissedarlar ajanslardan gelecek (bedava) hibelere bel bağlayıp, ellerini ovuştururlarsa “amaç ve hedef”ten çıkılmış olacaktır. Amaç ve hedeften sapıldığı zaman da “büyük hayal kırıklıklarının yaşanması” kaçınılmazdır.

Kurucu hissedarlar sineğin yağını hesaplamaktan vazgeçip, bu girişimin “Dursunbey’in kaderi ve geleceği” olduğunu düşünüp, “Memleket için çorbada tuzumuz olsun” diyerek, Dursunbey tarihine isimlerini altın harfler ile yazdırmalıdır diye düşünüyoruz.

BAŞARMAK’tan başka seçeneğimiz ve lüksümüz yoktur. HA GAYRET!

Haber/Araştırma/Yorum: Ahmet Erdoğan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.