Durabeyler köyümüz, Dursunbey’e hayat veriyor!

Durabeyler köyümüz Dursunbey’e bağlı 102 köy içinde en aktif ve en üretken köylerimizin başında gelir. 2012 yılı nüfus sayım sonuçlarına göre 504’ü erkek, 539’u bayan olmak üzere köyde 1043 kişi yaşamaktadır.

Dursunbey şehir merkezinin ekonomik ve sosyal hayatına önemli katkılar sağlayan Durabeyler köyümüzü tanıtan yeni bir internet sitesi kuruldu. “Bu site Durabeyler’de doğup büyümüş veya Durabeyler köyünden bir lokma ekmek yemiş, bir bardak su içmiş ve Durabeyleri, Durabeyler’li dostlarını, akrabalarını özleyen, hasretlik çeken gurbetteki dost ve arkadaşlarımızın özlemlerini bir nebze azaltabilmek ve köyümüz Durabeyler’i dışarıda da tanıtabilmek için kurulmuştur. Maddi-manevi emeği geçenlere teşekkür ederiz. Tüm dostlarımızın ilgi ve alakalarını bekleriz.” duyurusu ile yayına başlayan siteyi incelediğimizde Durabeyler köyünün bilinmeyen veya az bilinen birçok özelliğine tanık olduk.

Siteden derlediğimiz bilgileri okuyunca Durabeyler köyünün bilinmeyen birçok özelliğine tanık olacak ve keyif alacağınızı ümit ediyoruz.

Durabeyler’lilerin gözünden işte Durabeyler köyü:

durabeyler köyü1

DURABEYLER KÖYÜ 300-350 YILLIK BİR TARİHE SAHİP…

Köyün adının ne anlam ifade ettiği kesin bilinmiyor. En kuvvetli tahmin bir boy adı olmasıdır. Durabey adı Balkanlar’da bir kasaba adı olarak; Domaniç’te  bir köy adı olarak geçmektedir.

Köyün geçmişini araştırdığımızda; Karalar çiftliğinde “Bağ başı”, “Çakır Samanlık” denilen yerde Rumlara ait mezar ve lahitler bulundu. Köyün yakınında mezar arkasından, “Geyiksidiği”nden “Artköy”den Karalar çiftliğine uzun eski yapı Künklerle su götürüldüğü görüldü. Bu insanlar şu anda köyün bulunduğu yeri ’’Yayla” olarak kullandıkları tahmin edilmektedir. Rumların diktiği ulu devasa ceviz, kavak ve meyve bahçeleri tezimizi doğrulamaktadır. 300 yıllık kavak ve ceviz ağaçları vardır.

Bilinenlere göre Durabeyler köyü BEYCE (ORHANELİ)ye ve BURSA (HÜDAVİNDİĞAR SANCAĞINA) bağlı olarak son zamanlara kadar geldi. BEYCE’de çıkan büyük yangında nüfus kayıtlarının tamamı yanmış, Beyan usulüne göre tekrar nüfus kayıtları yenilenmiştir. Dursunbey’in kaza olması sonucunda idari olarak Dursunbey’e bağlanmıştır.

Köy yerine önce 4, sonra 3 aile gelip yerleşmiştir. Köy halkı Rumlardan sonra bu çevrenin sahipleri olmuşlardır.

Bize göre ilk gelenler: 1-Abdaloğulları, 2-Karabacakoğulları, 3- Salihoğulları, 4- Hacıoğulları 5-Civiller, 6- Koca Mehmet oğulları, 7- Koca Hacılardır.

Zamanla çevre köylerden katılanlarla nüfus hızla çoğalmıştır. 2012 yılı nüfus sayım sonuçlarına göre Dursunbey’in en kalabalık köyüdür.

Köy halkı Sünni Türkmenlerdir. Hayvancılıkla geçinen insanlar iken toprağı da işlemişler ve kendi ölçülerinde bu konuda da başarılı olmuşlardır. Köyde üç adet “oda” denilen misafir konaklama yeri vardı. Aşağı ODA, yukarı ODA ve köy ODASIı. Bu yerler bir ailenin sorumluluğunda uzun yıllar hizmet vermiştir. Köy Dursunbey’e yakın olduğundan pazara gelip giden civar köyler burada konaklardı.

Geleneklerimize göre misafir tanrı misafiridir. Yer içer hayvanına bakılır, ücret alınmaz. Son yıllarda bu hizmete gerek kalmadı. Şimdi ise merkez köy odası (Abdal oğlunun odası) yaşatılmağa çalışılmaktadır.

Yeni özel taş işlemeli bir camisi vardır. 4. cami olduğu tahmin edilmektedir.

Eski yerleşim yerlerinden birisi olan köy 300-350 yıllık olduğu sanılmaktadır.

1948 yılında ilkokul açılmıştır. Köyden çıkmış çok sayıda okumuş insanı vardır. Bu sene yeni 6 derslik ilköğretim binası yapılmaktadır.2008 yılında köy içine parke taşı döşenmiştir.

1960 yılında köye kanalizasyon şebekesi döşenmiştir (Dursunbey’in ilk kanalizasyonu olan köyüdür). Elektrik su teşkilatı son yılların hizmetlerindendir. Tarlaları az ama verimlidir.

Buğdayı, çileği, Çavuş üzümü, lezzetli hayvan etleri meşhurdur. İnsanları sıcak kanlı misafirperver insanlardır. Köye gelen misafire ikram etmeden yollamazlar. Güzel, lezzetli, temiz olarak yapılmış köy ekmeği meşhurdur. 14 adet mahalle ekmek fırını vardır.

Her sene geleneksel olarak “KÖY’’ HAYIRI” düzenlenmektedir. Yemekleri yapan ustanın söylediğine göre yerli usulde 650 sofra çıkarıldığı ve 3500-4000 kişiye yemek verdiği görülmüştür.

Köyümüzün Balyatağı, Goymat, Delikdere gibi mesire yerleri mevcuttur.

Kaynak : İsmail ÇOBAN (Emekli Edebiyat Öğretmeni)
Derleyen: Ahmet KÖSE  (Din Kült. ve Ah.B.Öğretmeni)

durabeyler köyü2

DURABEYLER KÖYÜ TARİHİNDE İLKLER VE İZ BIRAKANLAR

Durabeyler köyü tarihinde ilkler ve iz bırakanlar duyduklarım gördüklerim öğrendiklerim ve yaşadıklarım

-Durabeyler köyü Orhaneli’ne (Beyce) bağlı iken nüfüs idare binası yalmış 1924 yılında beyan usulü ie nüfüs yazılımı yapıldı ve Dursunbey’e bağlandı.

-Yunanlılar 1920’de gelmişler. Batcak kaya, Eski köy ve Bağ kıranına yerleşerek hakim tepeleri tutmuşlar 1922 yılında da geri gitmişler.

-Durabeyler köyüne ilk yerleşenler ABDALOĞULLARI, SALİHOĞULLARI, KARABACAKOĞULLARI, CİVİLLER, HACIOĞULLARI ve KOCAMEHMETOĞULLARI’dır.

-Evli Şerife’ye aşık olan koca İsmail bir gece Şerife’nin evinin önünde Şerife’nin kocası tarafından silahla vurularak öldürülür. Orhaneli’nden savcı gelinceye kadar araba citinin içinde ölüsü kalır, kulaklarını farelerin yediği söylenir. Bu olay üzerine “Koymatın Dereleri” türküsü yakılır.

-Harf devriminden sonra köylerde okur yazar insan olsun diye 1930-1935 yıllarında Dursunbey’de leyli (gece) okullu açılır. 26 köyden öğrenciler katılır bu okula. Durabeyler köyünden de Mahmut KELEŞ ,Yakup YÜKSEL ve Ramazan KURT bu okula katılırlar. Böylelikle mektepli oldular.

-1930 ve 1940 lı yıllar  köyümüz ve Türkiye için zor yıllardır. Yokluk, çekirge istilası ve savaş insanların yaşamak zorunda kaldığı olaylardan bir kaçıdır sadece.

-Köyümüzün önde gelenlerinden Ahmet ATAŞAN  bir hatırasını şöyle anlattı: “Askerdeyiz yokluk her tarafta. Verilen tayin yeterli gelmiyor asker ac topları çeken katırlar var yaşlı hayvanlar arpa veriliyor katırlara katırlar yedikleri arpaları öğütemiyor gümrelerinde bütün çıkıyor arpalar askerlerde bu arpaları toplayıp su ile yıkayıp sonrada teneke üzerinde kavurup yediler.”

-Okulun önündeki tarihi Koca kavak 1946 yılında bir kış gecesi yıkıldı. Dalları kayran harmanına ulaştı tomruklarını Lazlar tatar bıçkısı ile bıçtılar. Keresteleri yeni yapılan okul ve camii de kullanıldı.

-İlkokul öğretime 1948 yılında açıldı. İlk mezunlarını 1952 -1953 öğretim yılında verdi. İlk öğretmen Kamil hocaydı. O zamanın muhtarı Cinalisi lakaplı (ALİ KUŞLUK) idi.

-Orman idaresi ilk olarak  1952 yılında köye  bina yaptırdı. Ormandan kaçak ağaç yapıp satmak meşhurdu. Dursunbey’in ahşap evlerinin yarısına yakınının ağaçlarının Durabeyler’den geldiği söylenir. Bu kaçakçılığı önlemek için köydeki meşhur kaçakçılar orman idaresine alınarak kaçakçılık en aza indirildi.

-Şerametlerli NURİ hoca köye ilk ferece kıyafetini getirdi. İlk fereceyi giyen (fereceli) lakapıyla anılan Fadime İKİZ (cinalinin) ikinci eşi. Bu kıyafet bu tarihten itibaren köyde benimsendi ve yaygınlaştı.

-İlk kahvehane Ahmet ATAŞAN tarafından Hasan DUMAN nın evinin altına açıldı.

-Köyde düğünler Orhaneli,nden gelen çalgıçılarla yapılırdı. Bir kış günü çalgıçılar yapılacak düğüne gelemezler düğün merasimi ortada kalırdı. Yakup lakaplı (Yakup AKBALIK) keram (Hüseyin DUMAN) tahtacı Abdullah (Abdullah TAHTA)  ve köçek mehmet (Mehmet GÜLTEKİN) bir araya gelerek düğünün çalgısını çaldılar. Böylece ilk çalgı ekibi kurulmuş oldu.

-Karalar çiftliğinde 10’a yakın dam vardı. Karalara gidip gelmeler muhtar çolak Halil zamanında açılan Bağbaşı arpalık yükleden bağkıranı yoluyla yapılıyordu.1955 yılında muhtar Tahir ATAŞAN zamanında dereyol güzergahı hizmete açıldı köy tarihinde önemli bir gelişme oldu.

-Dersim isyanı sonunda iki aile köyde mecburi iskana tabii tutuldu. Resül ismindeki aile bir müddet sonra geldiği yere geri döndü. Kürt Ahmet Bise köyde kaldı daha sonra Dursunbey’e göç etti.

-Kocadağ 1955 yılında yandı.

-1955 yılında Mehmet SOLAK (salim) ve Mustafa KALEM kore ye asker gitti.

-İlk bakkal dükkanını Nuri KALEM evinin altında 1955 yılında açtı.

-Durabeyler köyünden ilk orta okula  İsmail ÇOBAN ve Mehmet YAYLA gitmiştir.

-İlk kanalizasyon şebekesi 1960 ihtilalinden sonra Dursunbey komutanı binbaşı Fevzi PAŞAOĞLU tarafından köylülere zorla yaptırıldı. Muhtar ALİ ERİCEK’ti.

-Köy camisi Mehmet ONAT zamanında 1966 yılında yenilendi.

-Köy kahvelerinde kağıt oyununu yasaklayan muhtar Mehmet ONAT’tır. Köyde halen kağıt oyunu yasağı devam etmektedir

-Turgut KÖZ köye ilk gelen öğretmenler arasında öne çıkan öğretmenlerdendir.

-Din hizmetlerinde öne çıkanlar ilk hoca Durabeyler’li molla Bayram, Şerametlerli Nuri hoca, Güneyli Sadık hoca, İdris hoca (idris ALTINOK), Karyağmazlı Ali hoca (Ali dayı), Deliceli çolak hoca (Mehmet GÜMÜŞ) ve köyümüzden Mehmet ERİCEK dir.

-Demir kaşıkların çok kullanılmadığı yaygın olmadığı dönemlerde tahta  kaşıklar kullanılırdı. (Sepetci) Mustafa SABAN’ın yaptığı tahta kaşıklar birer sanat eseri güzelliğinde olup herkesin beğenisini kazanmıştır. Sepetçi amcanın ölümünden sonra bu meslek  devem etmemiştir.

-Hüseyin DÜNDAR (BURSALI) köyümüzden Almanya’ya ilk giden kişidir.

-Köyümüze ilk traktörü Abdullah GÜÇÜKDON 1967  Yılında getirmiştir.

-İlk kamyonu Halil DEDE 1968 yılında getirmiştir.

-Sağır ve dilsiz olan Mehmet DEDE köyde ilk teneke sobayı yapan ve köylülere tanıtan kişidir.

-40. Madde olayı 1968  yılında gerçekleşmiştir. 40.madde orman içi köylüleri kanunda orman envalini nakliye (taşıma) işini köylüler yapabilir demektir. Durabeyliler bu maddeyi öne sürerek ormana Dursunbeyli nakliyecileri almamışlar aralarında sorunlar çıkmıştır. Bu nedenle Balıkesir’den  jandarma komutanı köye gelmiştir. 10’a yakın kişi  tutuklanmıştır. O tarihte köyde Halil DEDE’nin 49 model arabasından başka araba yoktu .

-Durabeyler kooperatifi 1978 yılında İsmail ÇOBAN öncülüğünde kuruldu . İlk başkan Hüseyin KUŞLUK’tur.

-Mehmet KURU ve Adil ÇOBAN arasında yapılan muhtarlık seçiminde iki adaya da eşit oy çıkınca Adil  ÇOBAN yaş büyüklüğü ile muhtar olmuştur.

-Köye ekin ayıklama (çalkar) makinasını ilk Mehmet ÇOBAN getirdi.

-Köyde kiremit ve tuğla işini Ahmet ATAŞAN tuğla ocağı açarak yapmıştır.

-Köyden elektrik işiyle uğraşan köylüye hizmet veren Mustafa KELE ilktir.

-İnşaat işleri ustalığı ile uğraşanlardan Mustafa GÜÇÜKDON ilklerdendir. Ancak Mehmet AKAR ise ilk profesyonelce ekip kurup böyle bir ekiple çalışmaya devam etmiştir

-Marangozlukta meşhur olan hacı Rahmi  MUSLU’dur. Kendi ifadesi ile 80’e varan çırak yetiştirmiştir.

-Köye ilk radyoyu Ahmet ATAŞAN  getirmiştir.

-Telefon şebekesi 1995’de otomatik oldu.

-Köyde ilk elektrik 23.09.1987 de yakılmıştır.

-Su şebekesi 1987 de yapılmıştır.

-Koymat suyu 1987 de getirildi. Muhtar Adil ÇOBAN’dı.

-Köye ilk televizyonu İsmail ALTINTAŞ getirmiştir. Kahvede oynatılmış ve büyük bir heyecanla izlenmiştir.

-İlk kaset Duman Efe ve arkadaşları tarafından 1985’de dolduruldu.

-Çilek ekimi ilk olarak 2000 yılından itibaren yaygın olarak yapılmaya başlandı. Köy ekonomisine önemli katkılar sağlandı.

-Köyümüzde pembe çavuş üzümünü ilk aşılayıp yetiştiren (Kabasakal) İbrahim SOLAK olmuştur.

-Eskiden diğer köylerin yolu köyümüzün içinden geçmekteydi. 1988 yılında köyün başına çevre yolu yapıldı ve köy içi  yoğun trafikten kurtuldu.

-2001 yılında köy içine sondaj vuruldu. 168 metre derinliğe inildi ama yeterince su bulunamadı.

-İlk Durabeyler Eğitim Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği İsmail BERBER’in teşvikiyle İsmail ÇOBAN başkanlığında kuruldu.

-İlk biçer döver 2010 yılında köyümüz arazilerinde çalıştırıldı. Köyümüz yavaş yavaş çok zahmetli ve masraflı ekip biçmeden kurtulmuş oldu.

-Köyümüz e ilk güneş enerjisi sistemini Nazim GÜMÜŞ  evinin üstüne kurdurdu  ve sonralarında daha başka kişilerde bu şekilde güneş enerjisinden yararlanmak için bu şekilde sistem kurdurdu.

-Köyümüzün gecmişten gelen bazı manidar sözleri vardır bunlardan bazıları.

-(OĞLUN KIZIN ELİN GÖZÜN) cicim dedeye, (BU KÖYÜN NAMAZINI KILIVERSEN ABDESSİZ KILDI DERLER) sözü de Yakup ZANZUN’a aittir.

-Köye ilk gramafon ahmet ATAŞAN  tarafından getirildi.

-Köyümüzden Dursunbey’e ilk kasap dükkanını açan Abdullah ÇOBAN (Kara abdullah)tır.

Haber ve araştırma: İsmail ÇOBAN

durabeyler köyü3

LAKAPLARIYLA BAZI SEVİLEN YİTİRDİKLERİMİZ

Çok renkli bir köy olan Durabeyler köyünde bazı kişilerin lakapları da oldukça renkli ve ilginç. Cengiz Karaca’nın derlediği lakaplardan bazıları şöyle:

Lakaplarıyla köyümüzden sevilen simalar sevilen yüzler kaybettiğimiz bazı aklımıza gelen büyüklerimiz

-Köyümüzün en sevilen sayılan, kiminin amcası, kiminin dayısı, köyümüz bakkalı TETİK AMCA’mız

-Köyümüzün yok yok bakkalı KURU DAYI’mız

-Eşkiyalar tarafından yakılan  HACI MUSTAFA

-Köyümüzün yine yarısının babası hacı salih

-Köyümüz  önde gelenlerinden  AHMET ATAŞAN (çelkez ahmet)

-İlk elektrikçimiz Mustafa KELE (kele mustafa)

-İlk demircimiz teneke soba kova işleri ile uğraşan Mehmet DEDE (ÜĞÜÇÜÜ)

-Sepet, ellik, kaşık işleri ustası Mustafa SABAN (SEPETCİ)

-Kazma kürek orak ellik sapları yapımında ustamız Mehmet KARADUMAN (karali mehmet)

-İlk mektepli olarak köyümüzden okuma yazma öğrenmeye giden Yakup YÜKSEL (MEKTEPLİ YAKUP)

-İlk yerel sanatcımız Mehmet KEMAN (DUMAN EFE)

-İlk klarnet üstadı Osman ÜÇLÜ (ÜÇLÜ OSMAN)

-İlk Almanya’lımız Hüseyin DÜNDAR (BURSALI)

-İlk otobüsçülerimizden Hüseyin GÜMÜŞ (ÇİÇOŞ)

-Eski at arabacılarımızdan Mehmet ÇAKIR

-Eski davulcularımızdan Halil Üçlü (KOCAHALİL)

-Köyümüz eski muhtarlarından Adil ÇOBAN.

-Ali oğlu Mehmet ÇOBAN  amca

-Hüseyin ÇAKAL (bedes)

-Ramazan EMİRGÖBEK (erbakan)

-Abdullah TAHTA (tahtacı abdullah)

-Mehmet DÜNDAR (tabancalı)

-Ali KARADUMAN (KARALİ)

-Yakup AKBALIK (doldur yakup)

-Mehmet GÜLTEKİN (köçek mehmet)

-Mehmet SERTDEMİR  KARA MEHMET)

-Süleyman İKİZ (İKİZ SÜLMAN)

-Ramazan ATEŞ (paşa ramazan)

-Hasan ÇİMEN (TOPAL HASAN)

-Osman ARIK (AGANA OSMAN)

-Halil KAYA (durli halil)

-Hüseyin KUŞLUK (HÜSEYİN ÇAVUŞ)

-Ahmet ÇOBAN (ALİOĞLU AHMET)

-Ali ÇİÇEK (köstepekçi ali)

-Hidayet İKİZ (kirli)

-Mehmet Sığırtmaç (kahya mehmet)

-Halil ÇANKAYA (ayan halil)

-Mehmet KURU (kuru mehmet)

-Halil KARAPINAR (yiğit halil)

-Mehmet Kızılcaoluk (sarı mehmet)

-Osman HARMAN (arif osman)

-İsmail ŞEBEK (şebek ismil)

-İsmail Kızılcaoluk (sarı ismil)

-Ayakkapı tamircimiz İsmail EMİRGÖBEK (züriyet)

-Ramazan KARATAŞ (porsukçu)

-İbrahim SOLAK (kaba sakal)

-Ali ERİCEK (adırnazlı ali)

-Mehmet KELEŞ (poyraz mehmet)

-Hüseyin AKBAŞ (hacı akbaş)

-Eski muhtarlarımızdan Mustafa GEZEN (çete)

-Ali KARADUMAN (kör ali)

-Mehmet KIZILCA (sağır mehmet)

-Mehmet BOSKURT(gerik mehmet)

-Rafet SOLAK (IRAFET)

-Abdullah KARAPINAR (delikanlı abdullah)

-İsa ÖRDEK (ese dayı)

-Halil ESEN (hallesen)

-Ali ÇÖRLEK (ALOO)

-Hüseyin ÇOBAN (ŞAFAK)

-Hüseyin ÇOBAN (ağlama üssin)

-Salih YÜKSEL (mektepli salih)

-Süleyman KÖSE (paşa sülman)

-İzzet ÇİVİL (koca izzet)

-İbrahim ÇIRÇIR (çırçır ibram)

-Mustafa KURT (AYDIN)

-Salih GEZEN (hacı salih)

-İsmail ERİCEK (kırbaş)

-Hüseyin BADAS(badas)

-Arif ALTINTAŞ(deli arif)

-Kamil AKÇAKAYA (çavuş kamil)

-Hasan DUMAN (kel hasan)

-Kadir KAYA (kadir hoca)

-Abdullah ÇOBAN (kara abdullah)

-Ahmet ÇATAL (topal ahmet)

-İsmail ÇATAL (çataloğlu)

-Mustafa ELMALI (kuş mustafa)

-Yakup ZANZUN (zanzun)

-Mustafa ÇANKAYA (almancı)

-Osman ÇOBAN (kör osman)

-İbrahim ÇOBAN (kör ibram)

-Abdullah GÜÇÜKDON (GÜCÜKDON)

-Ramazan KUŞLUK (cin ramazan)

-Mehmet Çiftçi (akbıyık)

-İsmail ALTINTAŞ (yok babam)

-Süleyman KAYGISIZ (ÇAVUŞ)

-Süleyman AKBALIK (doldur sülman)

-Ahmet SERTDEMİR (amca ahmet)

-Mehmet ÜÇLÜ (üçlü memet)

Kaynak: http://www.durabeyler.com/
Haber/Kurgu: Ahmet Erdoğan

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.