Dursunbey muhafazakar mıdır?

Dursunbey’de 25 yılı aşkın sürdüğümüz gazeteciliğimiz süresince zaman zaman bazı haberlerimiz üzerine “Bu ağır olmuş, Dursunbey muhafazakar bir yerdir, bunu kaldırmaz” şeklinde dostane yaklaşımlar olmuştur.

Ve bir dönemde aktif siyasetin içinde kısa dönem zorunlu olarak bulunduk. O süreçte de, Dursunbey’in DIŞTAN nasıl göründüğü konusunda çeşitli deneyimler yaşadık, çeşitli gözlemler de bulunduk.

Hatırlayanlar bilir, bir tarihte halı sahadaki turnuva sırasında bazı olaylar olmuş, bu olaylar sonucunda halk ile polis teşkilatı karşı karşıya gelmişti. Polisin birkaç vatandaşımızı gözaltına alması üzerine Dursunbey Emniyet Amirliği önünde toplanan vatandaşlar tepkilerini dile getirerek, bazı polisleri protesto etmişti. Bunu üzerine Emniyet Amirliği önüne gelen dönemin ilçe kaymakamı halkı sakinleştirmiş ve gözaltına alınanların serbest kalacağı sözünü vermişti. Daha sonra da olaylar da keyfi davranan polislerin tayin edilmeleri konusu ve talepleri gündeme gelmişti.

Bu olay esnasında yetkili ağızlardan şunu öğrendik: “Dursunbey sürgün yeridir. Emniyete gelen polislerin yüzde 80’i zaten buraya sürgün edilerek gelmişlerdir. Dursunbey’den ötesi yok ki, nereye sürgün edelim” şeklinde gayri resmi açıklamalar yapmışlardı.

Bu bilgi üzerine, bu süreçte ilçemizdeki kamu kuruluşlarındaki personelleri gözlemlemeye başladık. İddialar genellikle doğruydu. Hangi daireye kimin nereden sürgün geldiği bilgilerini alıyorduk.

Bu uygulama Dursunbey’e yapılan bir haksızlıktı ama bu haksızlık resmiyette yoktu. Örneğin Balıkesir ilinde herhangi bir kamu görevlisi memur veya amir, herhangi bir konuda göze battı, ters düştü, görevini ihmal etti vb. sebepler olunca Valilerin oluru ile Dursunbey, Marmara Adası veya Sındırgı’ya tayin (sürgün) ediliyordu. Genellikle de bu konuda Dursunbey tercih edilirdi.

Yıllarca en yetkili ve etkili mercilere karşı bunun mücadelesini verdik. “En azından yüzde 80 oranını 40’lara, 50’lere çekin” dedik. Başardığımızı iddia edemeyiz. O yıllarda öyleydi, inşallah Dursunbey’e karşı bu önyargı bugünlerde de devam etmiyordur.

Bu konuyu neden anlattık, anlatalım:

Dursunbey’e karşı olan o önyargı o yıllarda vardı, bugün de fazla değişmediğini tahmin ediyoruz. Uzağı bırakın, Balıkesir’deki çeşitli kamu kuruluşlarına her hangi bir işiniz için gittiğinizde ve “Dursunbey’den geliyorum” dediğiniz de oradaki personelin size bakışı ve yaklaşımı “küçümseyici ve aşağılayıcıdır”. Ki bizim siyasi kimliğimiz olmasına ve ağzımız laf yapmasına rağmen bakış ve yaklaşım aynıdır.

Gelelim Dursunbey’e…

Dursunbey yıllardır bilerek veya bilmeyerek kendi boynuna “Dursunbey muhafazakardır, tutucudur” yaftası asmıştır. Muhafazakarlık genel anlamda “Geleneklerine, göreneklerine bağlı, tutucu” anlamları taşır. Ancak boyuna asılan bu yafta, Dursunbey dışına çıkıldığında size negatif olarak yansır. Bu negatif yansıma kötü memurların, kötü amirlerin, kötü polislerin, kötü doktorların, kötü öğretmenlerin  vb.  (yanlış anlaşılmaması için açalım: soruşturma geçirmiştir, amiriyle veya herhangi bir siyasi ile takışmıştır, görevi ihmal veya kusur vb. Daha da anlaşılabilir olması açısından gazeteciler cemiyeti başkanının çocuğuna yanlış tedavi uygulanarak kolunun kesildiği iddiası ile hakkında soruşturma açılan doktor Dursunbey’e gönderilmişti) ceza olarak Dursunbey’e gönderilmelerine yol açar.

Yıllardır (örnek olarak) Dursunbey’e doktor gelmemesinden, gelenlerin de Dursunbey’de durmamasından yakınılır, şikayet edilir. Ama bunun gerçek sebebini ne siyasiler, ne kaymakamlar, ne de diğer yetkililer açık yüreklilikle söyleyemezler, çünkü gerçeklerle yüzleşmek çoğu zaman pahalıya patlar.

Bizim şahsi gözlemlerimize göre Dursunbey muhafazakar bir yer, Dursunbey insanı da “dıştan görüldüğü veya duyulduğu kadar” muhafazakar değildir. Dursunbey’deki siyasi tercihler kriter alınarak yapılan bu yaftalamada muhafazakarlığı bilmeyen ama boynuna “sen muhafazakarsın” yaftası asıldığı için kendini muhafazakar sanan insanlarımız vardır.

İstanbul’daki, Ankara’daki, İzmir’deki, Bandırma’daki, Ayvalık’taki, Bigadiç’teki insan ne kadar muhafazakarsa, Dursunbey insanı da o kadar muhafazakardır. Dursunbey’deki insanlarımızın yaşamı onlardan farklı değildir, hatta onlardan daha ileri olan insanlarımız bile vardır. Hal böyle ise; boynumuzdaki bu yafta ile “Sürgün yeri Dursunbey” imajını daha ne kadar boynumuzda taşıyacağız?

“Dursunbey şöyledir, Dursunbey böyledir” söylemleri ile yıllardır her yönüyle dışlanan bir ilçenin kaderi midir bu?

Merak ediyorsanız Dursunbey’den şu veya bu şekilde dışa gitmiş Dursunbey’li hemşerilerimize “Dursunbey dıştan nasıl görünüyor?” diye sorun, size söylesinler. Susurluk’tan, Edremit’ten, Erdek’ten, Karacabey’den farkımız yoktur bizim aslında. Ama üzerimizde haketmediğimiz bir “muhafazakarlık” tozu vardır ve bu tozun Dursunbey’e çok şey kaybettirdiğini düşünüyoruz.

Dışarıdaki ve içerideki Dursunbey’li hemşerilerimiz bile Dursunbey’i dıştakilere anlatırken “Dursunbey muhafazakar bir yerdir, öyle her aklına estiğini yapamazsınız” diye Dursunbey’i özetlemektedir ki, en üzücü durumlardan biri de budur. Bu bir anlamda kendi ayağına kurşun sıkmaktır bizce. Tablo dışa böyle yansıyınca Dursunbey’e tayini çıkan herhangi bir görevli önyargılı olarak “yandım anam” türküsünü söylemekte, Dursunbey’e geldiğinde ise en kısa sürede başka yere tayin olmak için uğraşmaktadır. Bunun yanına Dursunbey’deki kamu kuruluşlarında Dursunbey’li görevlilerin fazlalığı da eklenince bazı memur, amir, öğretmen, doktor vb. lerini tutmak mümkün olamıyor.

Bazı Kaymakamların bile zor durdurduğu ilçemizde “aman kaymakamsız kalmayalım diye” siyasi baskı ile ilçemizin 4 olan derecesini 3’e düşürerek kaymakamların zorunlu 4 yıl kalmalarını sağladık. Hatta ilçemize gelecek siyasilerimize “aman Cuma günü gelin, çarşı camiinde namaz kılarız, namazdan sonra da propaganda çalışmaları yaparız” denilmektedir.

Uzun konular insanları sıkar. Yazıyı ve konuyu bağlayalım.

Üzerimize yapışan veya yapıştırılan “muhafazakar ilçe” tozunun “bir şekilde” silkelenmesi gerektiğini düşünüyor ve öneriyoruz. Çünkü bu toz Dursunbey’e (bizce) çok şey kaybettiriyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.