Dursunbey’de girişimcilik kursu tiyatrosu

dursunbey esnaf odası

SAHNE: BİRİNCİ PERDE

-Mustafa Çakırcalı isimli bir paylaşımcı sosyal medyada 23 Haziran 2014 tarihinde girişimcilik kursları ile ilgili bir paylaşım yaptı. Bu kardeşimize “Bu kurs nerede, kim tarafından açılacak?” diye paylaşımı aracılığı ile sorduk. Kardeşimiz “Belediyeye git, sana bilgi verirler” dedi.

-Belediyeye gittik. Proje müdürü Nusret Ergin’e konuyu aktardık. Nusret bey konudan haberi olmadığını söyledi ve Dursunbey Esnaflar Odasını aradı. Odada genel sekreter ile görüştü. Genel sekreter konunun henüz net olmadığını, konu netleşince haber vereceğini söylediğini Nusret bey tarafımıza iletti.

-Çeşitli aralıklarla ESO’na uğradık, girişimcilik kursundan bir gelişme olup-olmadığını sorduk. Bilgi gelince belediye hoparlöründen duyuracaklarını söylediler.

SAHNE: İKİ PERDE

-Ekim ayı başlarında belediye hoparlöründen gerekli duyuru yapıldı. ESO’ya gittik, ön kayıt yapılıp, yapılmadığını sorduk. Ön kayıta gerek olmadığını, belirtilen tarihte yetkililerin mülakat yapacağını, mülakat sonrası kursa kimlerin alınacağına karar verileceği belirtildi.

-ESO 14 Ekim’deki mülakatın saat 09.00 da yapılacağını belediye hoparlöründen defalarca duyurdu. Ancak aynı gün, aynı saatte gittiğimizde yetkililerin gelmediğini, beklediklerini söylediler. O zaman kendilerine “İleri saatlerce olacaksa, o zaman gelelim, burada boşuna beklemeyelim” dedik. Bunun üzerine ESO hemen belediye hoparlöründen kurs mülakatının saat 10.00 da yapılacağını anons ettirdi.

-Saat 10.00’da ESO’ya tekrar gittik. Mülakata başlanacağını öğrendik. Bizlere formlar verildi, doldurmamız istendi. Formları doldurduk. Sıramız geldi, mülakatı yapan Murat bey ile kursa ne için müracaat ettiğimizi anlattık. Murat bey “Kursa ancak 11 kişinin müracaat ettiğini, kursun yapılmama riski olduğunu, sonuçları öğleden sonra ESO’dan öğrenebileceğimizi” söyledi. Bu arada Murat beye “Dursunbey’e torpil yapamaz mısınız? Malum Dursunbey Balıkesir’in en geri kalmış ilçesi durumunda. Buradaki insanları desteklemek lazım” diye görüş belittik.

-Öğleden sonra ESO’ya bilgi için gittik. Görevliler, kurs için en az 25 kişi olma şartı olduğunu, 11 müracaat olduğunu, yeterli sayı olmadığı için kursun yapılmama durumu olduğunu, ancak kesin sonucun Cuma günü (17 Ekim) alınabileceğini söylediler.

-Cuma günü eşimin telefonuna kursa kabul edildiğini, kursun 20 Ekim Pazartesi günü başlayacağı, o gün ESO’da hazır bulunması gerektiğini belirten bir mesaj geldi.

-Pazartesi günü eşim kursa gitti. Biz de çarşıya giderken ESO’ya uğrayıp kurs hakkında bilgi alalım istedik. Camda kazananları ve yedekleri belirten bir liste asılıydı. Kendi ismimize baktık, yedek 3. sıradaydı. Önce önemsemedik, çünkü bu kursa “Kursa ilgi var” ortamı olsun diye müracaat etmiştik. Bu arada “25 kişiden az olunca kursun açılamadığı, ESO yöneticileri ve çalışanlarının tanıdıklarını arayıp, kursa katılmalarını rica ederek kursiyer sayısını tamamladıkları” bilgisine ulaştık.

-Birkaç gün sonra oda başkanını kendi işyerinde ziyaret ederek kendisine “İlk 11’de olmamıza rağmen, sonradan 4 yedeğin 3. sırasına neden kaydırıldığımızı” merakımızı gidermek amacıyla sorduk. Oda başkanı “Neden soruyorsun” gibilerinden kafasını bilgisayardan çevirmeden “Seneye tekrar kurs açılır, ona gidersin” umarsızlığı sergiledi. Bir başkan (neyin başkanı olursa olsun) öncelikle kapısına gelmiş (kim olursa olsun) bir kişiyi dinlemek zorundadır. Başkanın bu tavrını yadırgadık. Demek ki şahsımıza karşı ya bir ön yargısı, ya da dış güçlerin yönlendirmesi ile şahsımıza karşı özel bir tavır takınmıştı. “Hayırlı işler” temennisiyle oradan ayrıldık.

Oysa bizi asil listeye alsalar bile biz o kursa katılmayacak, varsa yedekteki kişilerin asil listeye alınmasını isteyecektik. Bunu anlayamayacak kadar ön yargılı insanlar, bizlerin böyle bir haber hazırlamamıza zemin hazırladılar.

dursunbey girişimcilik liste

SAHNE: ÜÇÜNCÜ PERDE

-Kursun son günü olan 2 Kasım tarihinde kursun kapanışına KOSGEB il müdürünün geleceğini öğrendik. Merak ettiğimiz bir konu vardı, gidip il müdürüne bunu soralım, dedik. Öğleden sonraki kapanış dersi öncesi ESO’ya gittik. Bekledik, kursiyerler ve kurs görevlileri geldi. ESO genel sekreterine “İl müdürü de geldi mi?” diye sorduk. “Geldi” deyince üst kata çıktık. Müdür bey anlatıma başlamıştı. Müdür bey anlatımında dinleyicilere söz hakkı verince biz de sorumuzu sorarız diye beklemeye başladık. Orada bulunmamızdan genel sekreter aşırı rahatsız oldu, iki defa geldi “Haydi sorunu sor, burayı hemen terket” tavırları takındı. Bu arada müdür bey dinleyicilere söz hakkı verince sorumuzu sorduk:

“KOSGEB bugüne kadar Dursunbey’de kaç defa kurs açtı? Bu kurslara kaç kişi katıldı? Kurs belgesi alan kaç kişi KOSGEB’ten yararlandı ve kendi işini kurdu? Özetle Dursunbey’de açılan kursların başarı oranı veya yüzdesi kaçtır?” dedik. Ayrıca bunu bir araştırma haberinde değerlendirmek istediğimizi vurguladık.

İl müdürü “Olması lazım ama şu an bilemiyorum. Bize epostanızı verin, size bildirelim” dedi. Müdür beye kartımızı verdik. Ama bugüne kadar KOSGEB’ten tarafımıza bilgi ulaştırılmadı. Zannımızca birileri müdür beyi farklı yönlendirdi diye tahmin ediyoruz.

Ayrıca bu arada ESO’da kurs yapılan salonun dar olduğunu, içerisinin soğuk olduğunu, kursiyerlerin paltoları ile sıkış-tepiş oturduğunu gözlemledik.

Bu kursun ve Dursunbey’de açılan diğer kursların detaylarına girmeyelim ve o konuları ayrı bir araştırma yazısında ele alalım. Dursunbey’de açılan bir takım kursların birilerine rant sağlamaktan öteye kimseye her hangi bir fayda sağlamadığını da belgeleri ile ele alacağız.

Dursunbey’de girişimcilik kursu tiyatrosu böyleydi. Biz izledik, güldük ve eğlendik.

NOT: Bu yazı “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” dini öğretisi doğrultusunda kaleme alınmıştır.

Olayları yaşayan ve yazan: Ahmet Erdoğan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.