Dursunbey’e ihanet (!) edenler…

Birlik deyinde aklıma “Birlik Kereste” geliyor
Güç deyince aklıma “Güçbirliği” geliyor
Hizmet deyinde aklıma “Belediye” geliyor
İmza deyince aklıma “Kaymakamlık” geliyor
Ağaç deyince aklıma “Keresteciler” geliyor
Siyasetçi deyince aklıma “Halil Demir” geliyor
Aidat deyince aklıma “Odalar ve dernekler” geliyor
Faiz deyince aklıma “Bankalar” geliyor

* * *

Yıllardır ilçemizde “Dursunbey’in geri kalmışlığı” konuşulur ve tartışılır. Hatta bir dönem ilçemize “batının doğusu” tanımlaması en yetkili ağızlardan yapılmıştır. Siyasetçiler Dursunbey’in çok geliştiğini ve kalkındığını söylerken, Dursunbey’in varoşları işsizlikten, adaletsizlikten, haksızlıklardan yakınmaktadır.

Resmi rakamlar “Dursunbey’in göç veren bir ilçe” konumunda olduğunu teyit etmektedir. Buna karşın “Dursunbey’i yönetenler” işlerin çok iyi gittiğini, Dursunbey’in çağ atladığını bangır bangır bağırmaktadır. Halk ise “Bu kumaştan bu kadar pantolon çıkar” umarsızlığı içinde kendi kendine “mutluluk oyunu” oynamaktadır.

Ama birileri Dursunbey’e ihanet ettiklerinin farkında değildirler. İşin ilginci halk da bu ihanetin farkında değildir. Yol, hastane, okul, top sahası, olimpik yüzme havuzları gibi bir çok hizmet yapılmakta, Güçbirliği’nin inek sayısı giderek artmakta, Turhanlar bina üstüne bina yapmakta, mağaza üstüne mağaza açmaktadır. Ekmekçi Hüseyin Bıldır tarihi bir rekora imza atarak 266.919.56 TL. ile çok açık ara ile vergi rekortmeni olmakta ve vergi dairesi tarafından plaket ile ödüllendirilmeketedir. Yıllardır açık ara vergi rekortmeni olan Eczacı Mustafa Korkmaz (liderliği nasıl kaptırdım) üzüntüsü içinde bunalıma girmekte, günlerce intiharı düşünmektedir.

Kereste imalathanelerinde çalışanlar haklarının verilmediğini iddia ederken, keresteci işadamları da herkesin servetlerinde gözü olduğunu düşünmektedir. Sivil toplum örgütleri “Dursunbey AKP’nin kalesidir. Dursunbey kontenjanı isteriz” diye iddialı ve baba baba beyanatlar vermekte, ancak iktidar bu ucuz kabadayılıklara pabuç bırakmayarak Dursunbey’e “milletvekili konjentanı vermeyerek” kafasına göre takılmakta ve ilçemizden yüzde 75.40 oy almaktadır.

Ve yine yıllardır “Dursunbey’e hizmet” diye birileri, bir yerlerini yırtar durur. Ama “HİZMET”in ne olduğu hala bilinmez bir muammadır. Ekonomik kısır döngü, birçok ocağın ateşini söndürmektedir. Muhabirler ise yerde can çekişen adamın kanlı kanlı fotoğraflarını çekmekle meşguldürler. Maliyeciler dükkan dükkan gezerek yüzde 71 olan tahsilat oranını daha yukarılara çıkarmak için esnaflar ile sohbet etmektedir. Ve gazeteler manşet atmaktadır: “Dursunbey vergi tahsilatında plaket ile ödüllendirildi” diye. Ekmekçi Hüseyin Bıldır’ın nasıl vergi rekortmeni olduğu kamuoyunda hala merak edilmektedir.

Ve asmaaltında cebinde ancak çay parası olan emekli adam cep telefonuyla görüşmektedir: “Hacı abi yarın iş çıkar mı? İş çıkınca bana haber ver, ben gelirim” demektedir. Ortalık temiz görünsün diye Kahveci Osman yerdeki şikayetleri süpürmektedir hızlı hızlı…

Birilerini ne kadar çok överseniz, itibarınızın o kadar çok olacağı fısıldanmaktadır kulaktan kulağa. Basın mensupları el-birlik olarak tecavüz etmektedir meslek ilkelerine. Ve birileri bu tecavüzleri alkışlamaktadır “bravo” sesleri arasında. Suya-sabuna dokunmadan elleri ve bedenleri kirli bir şekilde bürokrat ziyaretindedir birileri. “Efendim emrinizdeyiz” taahhütleri verilmektedir, bir takım makamlara!

Ve siz hala Dursunbey’e ihanet edenlerin adını mı merak ediyorsunuz? Yani örneğin biz Ali deyince siz rahatlayacak mısınız? Yoksa Ali’ye koşturup “Gördün mü anasını bellediğiminin deyusu seni yazmış” diye Ali’ye yalakalık mı yapacaksınız?

* * *

Yarın sokağa çıktığınızda önünüze ilk gelen kişiye şöyle bir soru sorun:
“Dursunbey’in gelişmesi ve kalkınması sence önemli mi?”
Çoğunlukla alacağınız cevap:
“Ben dalgama bakarım abi, bana ne Dursunbey’den” diyecektir.
H-ACI ABİ NABER?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.