Dursunbey’e sadece üniversite mi lazım?

dursunbey aslı toprak

Geçtiğimiz hafta sonu Balıkesir’de halka hitabeden, Edremit, Bigadiç, Bandırma ilçelerine de uğrayıp, hem halka hitap eden, hem de bir dizi açılış ve toplantılar gerçekleştiren başbakan Tayyip Erdoğan ilimizde misafir oldu.

Her ne kadar Türkiye çapında olduğu gibi yöremizde de insanların hayvancılığın yaşadığı sorunlar nedeniyle, yemin ve samanın fiyatının sürekli artması süt fiyatlarının yerinde sayması başta olmak üzere bir takım sıkıntıların dillendirildiği görülmektedir. Başbakanın köylü vatandaşın yanında yer almadığı, zengini düşündüğü ve zenginin yanında yer aldığı, zenginlere göre hareket ettiği gibi şikâyetlerin dillendirildiği görülmektedir. Başbakan bize destekleme vermese de, mazot, gübre, hayvan vs. desteklemesi vereceğine hayvan ve mahsulü para eder hale getirse dedikleri çoğu yerde duyulmaktadır.

Bu konuları bir başka yazıda inşallah daha detaylı dile getiririz. Şimdi söylemek istediğimiz konu; Balıkesir’de Başbakanın STK’lar ile yaptığı toplantısının ardından, kendisine Dursunbeyli yetkililer ve sivil toplum örgütleri tarafından üniversite istiyoruz başlıklı bir dosya takdim edildiğini öğrendik. Eyvallah eğitim şart; tabi’i ki üniversiteye, hele de ilahiyat fakültesi olursa; sağduyulu hiç kimse hayır demez, demeyecektir.

dursunbey hayvancılık

Dursunbey’e yeni bir hastane de yapılıyor, mevcut olan hastane yeterli sayıda ve branşta uzman doktor gelirse ilçemizin ihtiyaçlarına cevap verecek kapasiteye sahip olduğu ortadadır. Ona da eyvallah, hastane de olsun, hem de tam teşekküllü olsun.

Dursunbeyli bir kardeşiniz olarak; benim sıkıntım başka, daha başka isteklerin başbakana iletilmesi lazımdı. Dursunbey’in sıkıntılarına çözüm bulmak adına; kereste ve meyveciliğin yanı sıra, yüzde 70 hayvancılıkla ve çiftçilikle geçinen ilçe halkımızın sorunlarına çözüm üretecek yatırımlar istenmeliydi.

Hemen aklıma geliveren çözüm ve yatırımlardan bahsedecek olursak;

1- Dursunbey’e neden mezbaha ya da mezbahalar yapılmıyor, yapılmak istenmiyor?

Halkın ihtiyaçlarına ve sıkıntılarına cevap verecek bir mezbaha Dursunbey de neden olmasın. Köylü vatandaş hayvanını kestirebilmek için tıpkı diğer taraflardan olduğu gibi; Kireç, Akçagüney, Sarnıç, Musalar, Sağırlar, Karamanlar, Veliler, Kavacık vs. köylerden arabaya yükleyip ilçeye getirip, gerekli kontrolleri yaptırıp, izinleri alıp, tekrar aynı istikametteki Kepsut mezbahalarına neden götürmek zorunda kalsın. Hem bir günleri boşa geçiyor, hem hayvanın üretici için para yapmadığı bir zamanda alacakları üç kuruş biri bu ilave yolculuk için harcanıyor. Hizmet ise asıl hizmet budur.

5000 nüfuslu Kepsut ilçesinde 2- 3 tane olan mezbahalardan neden Dursunbey ilçemizde ihtiyaca cevap verecek yapıda ve tercih edilir bir mezbaha yapılmasın. Belediyemiz kullanışlı ve ihtiyaca cevap verecek bir, hatta iki mezbaha yaptırıp kiraya veremez mi? Yaptıramıyorsa, keşke başbakandan bunu isteselerdi.

2-Başbakana; et fiyatlarını aşağıya çekmek için et ithalinin gerçekleştiği gibi, neden daha ucuz yem, zenginlerin stoklarını doldurmaya başlaması sonrası, tarlaların tamamının ekinler daha kelledeyken zenginler tarafından satın alınması sonrası, saman fiyatları yükselmeye başlayınca saman ithalini de gerçekleştirmedik diye sorabilirdik. Sorduk mu, sayın sivil toplum önderleri? Sayın belediye başkanım sorduk mu?

3- Sayın Başbakanım! Havyan desteklemesi veriyorsunuz. Birliklere üye olmadan zaten destek alınamıyor. Ama buzağı başına 200 lira verseniz, nerelere ne kesildiğini biz bile takip edemiyoruz; üretici birlikleri, damızlık birlikleri, vs. vs. desteğin dik yarıya kadar kesiyor ve üretici zaten alamıyor. Üreticinin eline geçmiyor. Alınabilen de zamanında üreticiye ödenmiyor zaten. Siz bunu vereceğinize, her türlü desteği kaldırın da fiyatları makül sevide tutmanın yollarını arayın diyebildik mi?

Çiftçiye destek vermek yerine tarlada en iyisinin kilosu 30 kuruş olan domatesin pazarda 2.50- 3.00 lira olmasının önüne geçmek lazımdır. Bin bir zahmetle ve olmadık masraflar da ederek mezbahaya indirdiğimiz hayvanı 9.00 liradan 13.50 Türk lirasına kadar kesilen dana etinin kilosunu kasaptan 23- 25 Türk lirasına satılarak yüzde yüz kar edilmesinin önüne geçmek için devlete yük bindirmeden bir şeyler yapılamaz mı diye sorduk mu? Tabi bu arada kurban bayramı öncesinde İstanbul piyasasında 7000 liraya, 9000 bin liraya çıkan kurbanlık dananın fahiş fiyatını da eleştirmek lazım.

4- Gelelim en önemli konu olan iş sahası açılmasına, ilçemizin geleceğine yatırım yapılmasını istedik mi? Sayın Başbakanım! Hayvancılık para etmiyor, çiftçilik para etmiyor, Dursunbey de Kerestecilik işi de eskisi gibi faal ve etkili değil. Piyasalar oldukça durgun. Genç nüfus güney doğuyu geçti, nüfus göçü diğer illere ve ilçelere hızla devam ediyor. İlçemize fabrikalar kurulmasını, iş sahalarının ve üretimin artmasını, ilçemizin canlanmasını istiyoruz. Esnafımız sinek avlıyor. Heybeliler dediğimiz köylü vatandaş gelip haftanın iki günü; bir metre fistan alacak, diğeri bir gömlek alacak, iki kilo elma alacak diye bakar duruma geldi diyebildik mi?

Yoksa basını peşimize takıp masum ziyaretlere devam mı edeceğiz hala. Köylüyü de artık es geçemeyeceğiz. Büyük şehir olduk. Köylünün oyları da artık başta belediye seçimlerini etkileyecek haberiniz ola!

Bence hayvan kestirmek isteyenlerin önündeki zorluklardan ve hemen ardından ilçemizde doğru dürüst çalışır durumda bir mezbaha olmaması konusundan başlayabilirsiniz.

Yazımız muhalefet eder nitelikte olsa da kimseye muhalif değiliz. Gerçekleri dile getirmeye çalıştık. Hepsi bu…

Bir sonraki yazımıza kadar kalın sağlıcakla…

dursunbey akbaşlar köyü

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.