Dursunbey’e yakışan camimiz yok, farkında mısınız?

99 yıllık yaşamında Osmanlı tarihine yüzlerce kalıcı eserler bırakan Mimar Sinan (1489-1588) yaptığı eserler nedeniyle yüzyıllardır saygıyla ve şükranla anıla gelmektedir.

Çıraklık eseri olarak Şehzade camiini, kalfalık eseri olarak Süleymaniye camiini, ustalık eseri olarak da Selimiye camiini inşa eden Mimar Sinan’ın yaptığı eserler yüzyıllardır dimdik ayakta kalması ile de insanlık tarihinde hayranlık uyandırmaktadır.

Dursunbey’deki camiler ile Mimar Sinan’ın ne alakası var diyeceksiniz, anlatalım:

DURSUNBEY’DEKİ 800 KİŞİYE 1 CAMİ DÜŞÜYOR

Bir dönem başlayan cami yaptırma furyası sonucu şehrimizin her yerleşim noktasına bilinçli-bilinçsiz camiler yapıldı. Şu an ki tespitlerimize göre 17 bin nüfuslu Dursunbey’de 21 cami, 3 mescit bulunuyor.  Bu sayıyı nüfusa orantıladığımızda ise (mescitler hariç) Dursunbey’de 800 kişiye bir cami düşüyor. Bu camilerimizin çoğu devlet-millet işbirliği ile yapılmış ve şehrimize kazandırılmıştır.

DURSUNBEY’DEKİ CAMİLER NE KADAR DAYANIKLI?

Şehrimizin Çarşı camii en fazla bakım yapılan ve tadilat gören camilerimizin başında geliyor. Diğer camilerimizin ne zaman ve ne kadar tadilat gördüğü konusunda net bir bilgimiz yok. Ancak 2009 yılında şiddetli lodos nedeniyle Yukarı Yağcılar köyümüzde “Dursunbey’de minare devrildi 4 ölü” minarenin yıkılması ve bunun sonucunda 4 vatandaşımızın vefat ettiğini hatırlarsak, Dursunbey’deki camilerin “dayanıklılık” durumları konusu tartışılır boyut kazanıyor.

Yetkililer veya ilgililer bu konuda ne kadar duyarlıdır, ileride yaşanabilecek doğal afetlere karşı camilerimizde ne gibi önlemler alınmıştır bilinmez ama felaketler yaşanmadan bir takım önlemler alınmasında faydalar var diye düşünüyoruz.

DURSUNBEY’DEKİ CAMİLER GECEKONDU GİBİ

21 cami, 3 mescit ile gurur duyabilir veya övünebiliriz. Ancak bütün camilerimizi tek tek tahlil ettiğimizde; Dursunbey’e yakışır ve Dursunbey’in simgesi olacak bir camimiz mevcut değildir. Çoğu camimiz “aman yakınımızda bir camimiz olsun” aceleciliği içinde yapılmıştır. Görsellik, estetik, kullanım özellikleri ve çok amaçlılık gibi unsurlardan yoksundur.

Şehir merkezindeki Çarşı camimiz için yıllardır “yıkılsın, yerine güzel bir cami yapılsın” düşünce ve önerileri vardır. Ancak Çarşı camisi Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün öne sürdüğü bir takım gerekçeleri nedeniyle yıkılamamakta, sadece tadilat ve onarıma tabi tutulmaktadır. O yüzden Çarşı camii konusunda ısrarcı olmamak gerekiyor.

Dursunbey’de tüm camilerimiz kalmalı ama Dursunbey’e yakışan, Dursunbey’in adı ile anılan bir camimizin olması Dursunbey’i taçlandıracaktır kanaatindeyiz. Bu konuda başta Dursunbey Müftülüğü olmak üzere ortak akıl ile Dursunbey’e yakışan bir cami projesinin hayata geçirilmesi gerektiğini düşünenlerdeniz.

HER YERDE CAMİ VAR, BÜROKRATLARIN CAMİSİ YOK

Bozyokuş mahallesi sınırları içinde kalan Dursunbey hükümet binası, vergi dairesi, orman işletmeleri, adliye, jandarma komutanlığı, askerlik şubesi, öğretmenevi ve bölgede bulunan çeşitli okullarımıza hitap edebilecek bir caminin olmaması da yakınmalara yol açan bir konu. Bizim gözlem ve tesbitlerimiz mevcut ama Dursunbey Müftülüğü’nün bu konuda da ciddi bir adım atmasını, Bozyokuş mahallesinde görev yapan bürokrat ve memurlarımızı rahatlatacak bir cami projesi başlatmasını kamuoyu adına iletiyor ve talep ediyoruz.

DERT ÇOK, DERMAN YOK!

Dursunbey’deki camilerimizin güncellenmiş son durumu ve sayıları hakkında aylar önce Dursunbey Müftülüğü’ne hem siteleri üzerinden, hem de makamlarına yazılı dilekçe vererek bilgi edinme hakkımızı kullanmak istedik. (Belgeleri dosyamızdadır) Bu talebimiz Müftülüğün 657 sayılı devlet memurları arasında (zannımızca) kaygı ve endişeye mahal vermiş olacak ki, bu talebi hiçbir şekilde yerine getirmediler, adeta kulaklarının üzerine yattılar.

Biz bu konudaki haberi programımıza alırken, elimizde güncellenmiş resmi veriler olsun ki kamuoyunu en sağlıklı şekilde bilgilendirelimistedik. O yüzden verdiğimiz sayılar da her hangi bir yanılma var ise, kimse kusurumuza bakmasın. Oysa biz yıllar önce camilerimizi bizzat dolaşmış, hepsini fotoğraflamış, arşivimizde yer vermiştik. Müftülük memurlarının kaygı ve endişelerini biz tahmin ediyoruz ama amacımız polemik yaratmak değildir. Son söz: Dursunbey Müftülüğü eski dönemlerde çok aktif çalışan bir kurumdu. Kendilerinden çeşitli zamanlarda bilgi yönünden yazılı veya sözlü defalarca faydalanmıştık. Yapılanlara sadece üzüldük ve yadırgadık…

(Haber-yorum: Ahmet Erdoğan)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.