Dursunbey’i hiç kimse aptal yerine koymasın…

yenidursunbey-kurşun-kalem

Dursunbey’de herşey ekonominin yavaşlaması ile başladı. Ekonomi yavaşlayınca göçler başladı. Göçler hızlanınca ekonomi daha da dibe vurmaya başladı. Ve Dursunbey’in üzerine bir sis perdesi çöktü, göz gözü görmez oldu, herkes kendi canının derdine düştü.

Siyasiler; toplumu ileri götüren araçlardır. Ancak Dursunbey bu konuda da büyük talihsizlikler yaşadı. 15 yıl aynı kişi ile, aynı anlayışla yönetildik. Bireysel geleceği garanti altına alma politikaları ile Dursunbey’in geleceği ve genleri ile oynandı. Araç kendini amaç haline getirdi.

Muhalefet, mahallenin bekçisidir. Herkes yatakta iken onun ayakta olması gerekirken, Dursunbey’deki muhalefet herkesten önce uyudu. Muhalefet uyuyunca arsızlar, hırsızlar evlerimizi, işyerlerimizi talan etti. Dursunbey’de muhalefet kendini “rozet takmaktan, çelenk koymaktan ve protokolde yer almaktan öte” gösteremedi.

Başkan kendi medyasını oluşturdu. Konuşacaksa, açıklama yapacaksa onlara konuştu. Onlar başkanın dediklerini harfiyen uyguladılar. Başkan da onları boş bırakmadı. Korudu, kolladı… Son 5 yıllık dönemde başkan yardımcısı, başkanın önüne geçti. Siyasette “Başkanlar pis işleri genellikle yardımcılarına yaptırırlar” diye bir temayül vardır. Ancak bu yardımcı kraldan çok kralcı olarak, adeta krallığını ilan etti. Başkan bilerek veya bilmeyerek bu paralel otoriteye göz yumdu, geri planda durmaya gayret etti.

AK Parti ilçe başkanı, ilçe başkanlığını çok sevdi. Öyle sevdi ki, sevgisinden dolayı gözü dünyayı görmedi. İlçe başkanlığının kendisine sağladığı bütün imkanları kendi eksenine göre kullandı. Etliye-sütlüye karışmadı. Kendisine yöneltilen her türlü eleştiriye “yarabbi şükür” dedi. Protokollerde yerini aldı, ilçeye gelen partililerini karşıladı. “Edip abimizle birlikte durmak yok, durmak yok” diyerek pazarcı esnafı gibi yırtınması traji-komik olay olarak tarihe geçti. Ve kongrelerde hep tek liste ile seçildi.

Dursunbey’de MHP diye bir parti hep oldu ama hiç bir zaman zirveye oynamadı/oynayamadı. İlçe başkanının ağzından (siyaset hakkında) iki kelime almak için çok yetenekli olmanız gerekir. Yumurta kıçımızın ağzına gelmiş, herkesin gözü başkanın üzerinde. Başkana bakıyorsunuz dut yemiş bülbül pozunda.

Bir dönem Dursunbey’de RP olarak belediye başkanlığını kazanan, şimdiki adı SP olan bir partimiz var. Geçen dönem partinin ilçe başkanlığını yapan Zekeriye Oktay’ı çeşitli siyasi aktivitelerde görebilir, kendisinden rahat rahat beyanat alabilirdik. Son kongrede partinin başına genç isim olarak M. Kamil Demir getirildi. Kongreden bu yana aylar geçti, SP ilçe başkanından tek bir açıklama, tek bir beyanat duymadık, tek bir icraat görmedik. SP’de bir tek Murat Sali’nin siyasi aktiviteleri göze çarptı, dikkat çekti.

CHP Dursunbey şartlarında “dışlanmış” olduğundan, CHP’nin göze batan her hangi bir eylemi dikkat çekmiyor. BBP Dursunbey’de var ama nerede olduğu ve nerede durduğu pek kestirilemiyor.

Dursunbey halkı siyaseti seviyor ve önemsiyor. Ancak halk siyaseti kapalı kapılar ardında veya esnaf dükkanlarında fısıltı halinde konuşmayı ve yürütmeyi seviyor. Halk siyaseti teoride aktif, pratikte pasif olarak kullanıyor. Teorik siyasette her şeyi bilen ancak “gel, doğrusunu sen yap” denildiğinde ise “ben milletle uğraşamam, rahatımı bozamam, kimseyle kötü olamam vb.” gerekçelerle pasifleşmektedir.

Dursunbey’de özellikle yerel siyasiler ve STK’ları hakkında konuşmak, değerlendirmeler yapmak, hatta eleştirilerde bulunmak büyük bir cesaret işidir. Siyasiler ve STK’ları eleştirileri duyarlar ama eleştirileri yanıtlamak gibi bir pratikleri ve genel kültürleri yoktur. Eleştirileri duymasalar bile onların ulakları vardır, anında “Abi bak falan senin için şöyle demiş, şöyle yazmış” diye konuyu iletirler. Yani mutlaka duyarlar. Peki yerel siyasetçilerimiz ve STK’lar bu gibi durumlar karşısında ne yaparlar? “A… kodumun çocuğu ben sana gösteririm” diyerek pusuya yatarlar veya bireysel intikam alma yollarını denerler.

Yerel seçimler gelmiş kapıya dayanmıştır. Seçimlere 2,5 ay kalmıştır ancak Dursunbey siyaseten de göçmüş ve iflas etmiştir. SP’nin haricinde net aday yoktur. İnşallahlı, maşallahlı süreç devam etmektedir. Buna karşın halk siyasi geleceğini görmek istemektedir. Dursunbey’i yönetmeye talip olanları tanımak, ne yapacaklarını duymak, öğrenmek istemektedir. Halkın beklentileri ve heyecanı yüksektir ancak siyasi partilerimiz ve siyasilerimiz çaresizdir, hedefsizdir, eli-kolu bağlı kaderlerine teslim olmuş durumdadırlar.

Bu fotoğraf iyi bir fotoğraf mıdır? Değildir. Peki biz sürekli eleştiren mi olacağız? Hayır. Peki Dursunbey bu flu ayarlardan çıkıp, çok renkli ayarlara geçmeyecek mi? Geçecek! Peki bu nasıl olacak? Çok basit. Dursunbey’in değişmesini istemeyenleri değiştireceğiz, işte o zaman her şey kendiliğinden değişecek ve gelişecek.

Dursunbey’i hiç kimse aptal yerine koymasın…

Dursunbey’de sessiz devrim oluyor. Dikkat!

eşek ile odun taşıyan amca

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.