Edebiyat sokağı, korku sokağı olmamalı!

BİR EYLÜL ŞİİRİ

Sana yazabildiklerim kadar yazamadıklarımda var.
Zeki Müren eşliğinde yazıp yazıp sildiklerim,
biraz bitkinliğim ve bunun getirisi olarak
yalnızlığım var iki elinin avuçlarında.
 
Yalnızlığım var nedenini hâlâ çözemediğim.
Sen varsın,varlığını bilip yaşayamadığım.
Sigaram var, alkolüm var,
gece içip içip aradığım kız arkadaşlarım var.
Yalnızım ama kısmen yalnızım.
 

Boğazlarımda dudaklarının bıraktığı tarifi imkansız bir acı var,
gidip döndüğüm sokakların hatrı,
konuşulan konuların eksik kalmış yanları var yüzümde ki çizgilerin arasında.
Yorgunluk hâli var gözlerimin altında ki çukurlarda,
eksik kalmış yanlarım var doldurmanı hep istediğim.
Cam kenarını mesken edinmiş begonyalarım var,
düzenli olarak gözyaşlarım ile beslediğim begonyalarım.
Eflatun rengi hayallerim var,
nicesini terkettiğim sevgililerim,
bir ucundan tutup diğer ucundan bıraktığım yokluğun var.
Var olan her şey içinde biraz sen var.
Hâlâ sabaha uyanmama telaşı bu içimde ki,
ya seni bir daha göremezsem korkusu.
Ya bir köşebaşında karşılaşma telaşı,
içimde bir korku tanıştığımız ilk günün hatrına
dudaklarımda çürüttüğüm sigara izmaritleri.

 
İçimde buruk bir plak,
çizildiği yerden kanayan ‘Şimdi uzaklardasın’ melodisi.
Kırık bir kalem kağıdın üzerinde ki,
yazılıp yazılıp üstü karalanan ‘Seni özlüyorum’ tümceleri..
 
Bir gün çıkıp gelirsin diye unutmadığım şarkılar kaldı hafızamda,
bir gün buluşuruz diye sakladığım kıyafetlerim kaldı gardrobun buruk yanında,
en üste koydum yalnızlıklarımı,
kalemimi hâlâ ceketimin iç cebimde saklıyorum.
 
Olur da karşılaşırsak kitap raflarında,
senin ile buluştuğumuz ilk yerin fotoğrafını koyacağım
sayfaların arasına ‘Okulumuzun arka bahçesi’.
Seni öptüğüm ilk yeri yazacağım büyük puntolarla kitabın ön yüzüne.
 
Bir gün okursun diye,
bir gün olur da seversin diye sana nice şiirler yazacağım.
Bir paket yollayacağım evine
içinde Zeki Müren plakları olacak
yanında da şiirlerim
İşte o zaman özleyeceksin,
işte o zaman sen de seveceksin.
 
“Gidişini bir eksiklik olarak ele alıyorum.
Yoksulluk mu, yoksunluk mu bilemedim”

Dursunbey’li Meçhul Şair
Yukarıdaki şiir “Dursunbey Edebiyat Sokağı” grubundan alınmıştır.

ŞİİR, SANAT VE DURSUNBEY ÜZERİNE…

Grup Ağustos/2012 tarihinde kurulmuş. Güzel ve seçme şiir örnekleri var. Grubun liderleri sanırız edebiyatı ve özellikle de şiiri seven insanlar.

Yukarıdaki şiir gerçekten mükemmele yakın bir şiir. Araştırdık, kopyala-yapıştır ürünü de değil. Şiirde “DURSUNBEY’Lİ MEÇHUL ŞAİR” imza olarak kullanılmış. Ancak yazarının şiir veya şiirlerinde ismini kullanmaması oldukça düşündürücü.

Oysa “Suçıktı Şiir akşamları” gibi bir etkinliği olan bir ilçede insanların, özellikle de gençlerin düşüncelerini ve duygularını özgürce ifade edememesi olarak değerlendirdik durumu ve kaydı duyduk. Acaba yanılıyor muyuz?

Şiir, en keyifli edebiyat türü ve sanat dalıdır. Bir çok duygunun, heyecanın, kaygının, tasanın en kısa anlatımıdır şiir.

“Her genç, gençliğinde şiir yazar” diye yorum yapar yorumcular. Aslında haksız da sayılmazlar. Çünkü gençlerin yürekleri nasırlaşmamıştır daha. Umutları vardır, heyecanları vardır, özlemleri vardır, beklentileri vardır. Tüm bunları en kolay ve kısa yoldan anlatmaktır şiir.

“Dursunbey Edebiyat Sokağı” olmalı ve bu sokaktan geçen insanların sayısı oldukça da fazla olmalı. İnsanlar bu sokakta özgürce yürüyebilmeli, özgürce düşünebilmeli, düşüncelerini özgürce ifade edebilmeli ve bu sokakta herkes özgürce konuşabilmeli.

Edebiyat sokağı, KORKU SOKAĞI olmamalı!

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.