İstihdam masalına karnımız tok!

Dursunbey’de yıllardır halka “istihdam” isimli bir masal anlatılır. Amaçları para kazanmak ve ticaretini büyütmek isteyen birilerinin ilk yaptıkları iş “şu kadar istihdam yaratacağız, şu kadar işçi çalıştıracağız” olur.

Mesleğimiz gereği Dursunbey tarihinde bir çok olaya şahit olduk. O yüzden “İstihdam yaratacağız” sözüne oldum olası kanımız ısınmadı.

Eğer Dursunbey ekonomisi sizi ilgilendiriyorsa biz sabırla yazalım, siz sabırla okuyun.

Bir tarihlerde Dursunbey’e meyva suyu fabrikası kurulacakmış (kurulacakmış diyoruz çünkü o süreci biz bizzat bilmiyoruz) fabrika kuracağız ayağına birilerinin paraları toplanmış ama meyva suyu fabrikası kurulmamış. Paralarını kaptırtanlardan bazıları yıllar sonra paralarının bir miktarını zor kurtarmışlar.

1990’lı yıllarda Çınarlıpınar mevkiine Kayseri ve Alman işadamlarının ortaklığında plastik kapı pencere fabrikası kurulacaktı. İşçi alımı için belediyeye 1200 civarı müracaatlar falan yapıldı, sonuç tam bir hayal kırıklığı oldu.

Mehmet Filiz’in belediye başkanlığı döneminde sayın Filiz ekonomiye katkı amacıyla şehrimize dikim atölyeleri kurulması yönünde çabalar sarfetti. Bu konuda şu anki DUSİAD lokalinde toplantı yapıldı. Saatlerce konuşmalardan sonra arka sıralarda oturan keresteci bir ağabeyimiz “Bayram sen atölyeleri kur, çalıştır, eğer para kazandırırsa o zaman bir çaresine bakarız” diyerek görüşünü belirtmişti.

İstasyon mahallemizdeki ORÜS fabrikası özelleştirilecekti. Özelleştirme Dairesinin en yetkilileri Dursunbey’e geldiler ve DUSİAD lokalinde kaymakam, belediye başkanı Mehmet Filiz ve bazı kerestecilerimiz ile özelleştirme konusunun detaylarını anlattılar. Dediler ki: “Eğer Dursunbey’den herhangi bir kişi veya oluşum buraya talip olursa kendilerine yüzde 80 ödeme kolaylığı sağlarız. Ayrıca özel indirim uygulaması yaparız”

Dursunbey’den talipli çıkmayınca, DURSUNBEY’İ TANIMAYAN, HATTA FABRİKANIN YERİNİ BİLE BİLMEYEN BİRİLERİ burayı tepeden inme ihale ile satın aldı. Satın alanlar bu fabrika için kendilerine özel teşvik kredisi sağladılar. Daha sonra al gülüm, ver gülüm içinde şimdilerde ORÜS’ün yerinde yeller esiyor.

Orüs’ün özelleştirilmesi o tarihlerde ilçemizde çok polemik konusu olmuştu. O konulara girmeyelim. Bu ortamda o dönemde ilçemizin hatırı sayılır kerestecilerinden birine “Abi ORÜS’ü keresteciler oluşumu olarak neden satın almıyorsunuz? Bak adamlar Dursunbey’li olursa yüzde 80 kolaylık sağlarız diyorlar. Kurulu düzen, iyi olmaz mı?” diyoruz. Keresteci ağabeyimiz “Orası çok büyük, bizim işletme sermayemiz oraya yetmez” diyor. Biz düşünüyoruz: Memlekette dünya kadar keresteci var, demek ki ORÜS o kadar büyük ki, kerestecilerin sermayesi ona yetmiyor. İnsan saf olunca, çabuk kafaya alınıyor demek ki? O keresteci ağabeyimizin ne demek istediğini ancak şimdilerde anlamaya başladık.

Belediye başkanımız 2009 yerel seçimleri öncesi “Fabrika kuracağım, istihdam yaratacağım, işsizlere iş vereceğim” diye propaganda yaptı, hatta bu propagandaya bizi de alet etti ve seçimi kazandı. İş umudu ile 600 civarı kişinin başkana isim yazdırdığı söylentileri dolaştı ortalıkta. Sayın başkan ile bu konuda yaptığımız sert tartışmada başkan bize “Ben kimseyi yazmadım, onlar gelip bize isim yazdırdılar” diye kendini savunmuştu.

Sonraları bir baktık, “Dursunbey şaha kalkıyor, 180 kişi çalışacak, 500 kişi çalışacak” naraları atılıyor. Bir yandan sütten ağzımız yandığı için yoğurdu üfleyerek yemeye çalışıyoruz, diğer yandan “uçan kuşun kanadını kırmamak lazım” diye konuyu zamana bırakıyoruz. Zaman geçiyor, kamuoyunda “ER-CE kapanacakmış” söylentileri dolaşıyor. Gidip muhataplarına soruyoruz, “Kapanmıyor ama durum riskli” bilgisini alıyoruz.

Yakın tarihimiz “istihdam yönünden” büyük hayal kırıklıklarımız ile dolu. Size açık ve net söyliyeyim: Dursunbey’de kim işsizlere iş vereceğim, istihdam yaratacağım derse inanmayın. Çünkü dünyada hiçbir işletme, işsize iş vermek için açılmaz. İşadamı ne kadar yatırırsam, ne kadar kazanırım diye düşünür. Çünkü ticaretin mantığı budur.

Mesela gidin Turanlara sorun. Yatırımlarını istihdamı, işsizi düşünerek mi yapmıştır? Ben bireysel olduğunu iddia ediyorum. Manifaturada, sarrafiyede, AVM’de para var düşüncesi ile hareket edilmiştir. Mesela geçen yılın vergi rekortmeni Hüseyin Bıldır’a sorun; istihdam olsun, işsizlere iş olsun diye mi başlamıştır inşaat işine? O alanda boşluk görmüş, buraya yatırım yaparsam para kazanırım diye başlamıştır bu işe. Bu konuda sizlere Dursunbey’den bire bir onlarca örnek verebiliriz. Özetle önce işletme kurulur, işin gidişatına göre istihdam oluşur, demek istediğimiz budur.

O yüzden yıllardır bu ilçeyi sömüren ve sömürmeye çalışanlar halkı “istihdam, işsize iş” masalı ile kandırmışlardır. Topluma günahını bile vermeyen insanların “istihdam masallarına” bizim şahsen karnımız tok. Siz fantezi yapacaksanız, yapmaya devam edin. Ben almayayım, alana da mani olmayayım.

Dikkatli bakın “istihdam, işsize iş” masalı söyleyenlerin yaptıkları işlerin altında mutlaka bir çapanoğlu vardır. Maalesef hiç kimse öpmediği eşeğin önüne ot koymuyor. Bir de başkasının şeyi ile gerdeğe giymeye çalışanlar vardır ki, onlar ayrı bir mevzu…

Ama yine maalesef Dursunbey’i ve halkı hep böyle kandırdılar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.