Kerestecilik sektör mü, sanayi mi, kapkaç mı?

Dursunbey’de  kerestecilik sektörü, ilçe ekonomisinin can damarı ve lokomotifidir. İlçemizde kerestecilik sektör veya sanayi gibi gözükse de “kara düzen” bir durumdadır  ve görüntüdedir.

Yıllardır protokol toplantılarında verilen brifinglerde Keresteciler Derneği başkanımız Osman Bahçavan veya diğer ilgililer “Efendim 100 kadar imalathanemiz, buralarda 1500 civarında da ekmek yiyen insan var” açıklamasını yaparlar.

Öncelikle Dursunbey Keresteciler Derneği ile Dursunbey Belediyesinin bu konuda verdiği bilgi ve veriler çelişkilidir. Öncelikle bunu ilgililere hatırlatalım.

Şeritlerde çalışanların verdiği bilgiler ise daha büyük çelişkiler ve soru işaretleri yaratmaktadır. Şerit çalışanları; çalışanların 150 kişi civarında olduğunu öne sürerken, çalışanların büyük bölümünün ise emekli olan kişilerden oluştuğunu öne sürüyorlar.

Dursunbey kerestecilik sektörünü genel olarak mercek altına aldığımızda ise, tuhaf sayılabilecek bir çok durum ortaya çıkıyor.

-Şu an Keresteciler Derneği’nin 120 üyesi var. Buna karşın ortaya sürülen çalışanların 1500-1600 civarında olduğudur.

-Acaba Keresteciler Derneği, “Fiili olarak kaç kereste, rabıta vb. imalathane vardır, buraların her birinde fiili olarak kaçar kişi çalıştığını” biliyor mu? Veya biliyorsa; “A şeridinde şu kadar, B şeridinde bu kadar çalışan var” diye açıklama yapabilir mi?

-Brifinglerde “1000’i aşkın insan ekmek yiyiyor” açıklaması, rahatsız edici bir açıklamadır. Bu açıklama “Biz olmasak, bu insanlar aç kalır” diye de yorumlanabilir: Eğer çalışanlar ekmek yiyiyorsa, çalıştıranlar ne yemektedir? Bunların pasta veya pirzola yedikleri düşünülebilir mi?

-Keresteciler Derneği’ne kayıtlı üyeler, aynı zamanda kendi adına kayıtlı vergi mükellefi olan üyeler midir?

-Şerit çalışanlarının “şeritlerde çalışanların çoğu zaten emekli” iddiaları ne kadar doğrudur? Eğer bu iddialar doğru ise, kerestecilik sektörünün istihdam alanı hesaplamaları neye göre yapılacaktır?

Keresteciler Derneği, Gelir İdaresi Başkanlığına gönderdiği açıklamada;

“Bizler 10-15 bin TL. sermayesi olan ve bunun yanında 50-60 bin banka mektubu kullanarak iş yapmaya çalışan küçük sermayeli kerestecileriz”

-“Son çıkan KDV tebliği elimizi kolumuzu bağlamıştır. Birçok esnafımız işi bırakma safhasına gelmiş, birçok imalathane çalışamaz durumdadır. Birçok imalathane satılıktır. Devlet, küçük esnafı destekleyeceği yerde böyle yaparak kösteklemiş oluyor.”

-“Biz küçük ölçekli keresteciler olarak uygulanan tebliğin çok ağır olduğunu düşünüyoruz. Bunda mutlaka bir iyileştirme yapılması kaçınılmazdır. Yoksa ilçemiz işsiz yatağı olacaktır. Nüfusun nerdeyse yarısı yan ürünleri dahil bu işten ekmek yemektedir.”

-“Yeminli mali müşavir de, çok cüzi olan karımıza ortak olmaktadır.” tanımlama ve ifadelerini kullanmaktadır.

-Şerit çalışanları 10-15 bin lira sermaye bu işin dönmeyeceğini öne sürmektedirler. Bu öngörü doğru ise, kereste sektöründe suni oluşumlar mı yaşanmaktadır?

-Kereste sektöründeki söylentilere göre, çoğu kerestecinin bıçak sırtında olduğu, en ufak harekette çoğunun iflas bayrağını çekeceği yönünde tahminler yapılmaktadır. Hal böyle ise “hem kerestecilerin iflas etmemesi, hem de çalışanların işsiz kalmaması yönünden gerekli önlem ve tedbirler alınmış mıdır veya alınmakta mıdır?

“Nüfusun nerdeyse yarısı yan ürünleri dahil bu işten ekmek yemektedir” vurgulaması ilçenin genel nüfusu olarak mı, yoksa ilçe merkezi nüfusu dikkate alınarak yapılmıştır?

-Kerestecilikte “1 koyup, 50 kazanma” imkanının bulunduğu öne sürülürken 10-15 bin lira sermayeli işadamlarının 60-70 bin liralık araçlara binmesi de bu sektörde çok tartışılan bir konudur. Ayrıca çalışanına 50 lira zam yapmayı “batarım” diye izah edebilen bir anlayışın ne kadar “sanayici olduğu” da çok tartışılan bir konudur.

Dursunbey’in can damarı ve lokomotifi olan kerestecilik sektörü, ilçemizde en çok tartışılan ve dedikodusu yapılan sektördür. Bu sektörün “sanayi” kimliğine kavuşabilmesi için suni bilgiler ve suni söylemlerden vazgeçilerek daha gerçekçi verilerle ele alınmalıdır.

İşverenlerinin örgütlü, işçilerinin örgütsüz olduğu bir sektörün sanayi olduğunu kimse iddia edemez. Kimin ağzı çok laf yapıyorsa onun haklı olduğu bir ortamda “alt tarafı işçi parçası” diye horlanan kerestecilik sektörünün emekçilerinin durumu mutlaka masaya yatırılmalıdır.

Kerestecilik sektöründeki  bir kaç kişinin çok para kazanmasını veya çok lüks yaşamasını hedef almak yerine, kerestecilik sektörü kendi içindeki sorunları ile yüzleşmeli ve geleceğe yönelik yeni projelere adım atmalıdır. Yoksa yakın gelecekteki tehlike daha büyüktür.

İlçemizdeki kerestecilik sektörünü çok yakında değişik yönleri ile de mercek altına almaya devam edeceğiz.

Not: Bu haber “Dursunbey Gelişme ve Kalkınma Projesi” kapsamında hazırlanmıştır.

 

 

One Response to Kerestecilik sektör mü, sanayi mi, kapkaç mı?

  1. kadir can diyor ki:

    Ahmet abi siteni beğendim.Başarılar dilerim. ESKİŞEHİR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.