Solcu olmakla çok şey kaybettim, çok zarar gördüm!

Bu haberimizde Dursunbey’in “en farklı” isimlerinden biri olan Celal Kızılözlüoğlu’yu yad edeceğiz. 2005 yılında 65 yaşında vefat eden Celal Kızılözlüoğlu ilçemizde en rahat röportaj veren, en rahat konuşan isimlerin başında gelirdi. Aktif siyaset yaptığı dönemlerde, benim diyen siyasetçiyi açık açık konuşarak susturabilen tek siyasetçiydi. A.D. isimli bir siyasetçi Celal Kızılözlüoğlu ile siyasi polemik yapmaya kalktı, A.D. ağzını açtığına bin pişman oldu.

Kızılözlüoğlu. 13 yıl önce yağtığımız röportajda ve uzun yıllar süren dostluğumuz süresince Dursunbey’in kimyasını bizlere detayları ile anlatan, Dursunbey’in geri kalmasına kimlerin neden olduğunu isim isim beyan eden, kerestecilerin kendisini neden sevmediğini, 54 milyon liralık ihbar tazminatını neden almadığını, çok tartışılan geçmişteki özel hayatını her yönüyle çekinmeden anlatan Celal Kızılözlüoğlu Dursunbey için gerçekten çırpınan bir isimdi.

DSP’nin iktidar olduğu yıllarda kimlerin işini yaptığını, o insanların işleri görüldükten sonra işyerinin önünden geçerken kafalarını nasıl öte tarafa çevirdiklerini bizzat bilen insanlardanız. Bu da bizim şahsımıza önemli deneyimler kazandırmıştır.

“Ak güvercin geliyor/Halkın yüzü gülüyor” diyerek tüm köylerimizi defalarca gezen ve köylerin sorunlarını yakınen bilen Kızılözlüoğlu’nun köy propaganda çalışmaları da çok farklıydı. Samimi konuşur, yapabileceği kadar konuşurdu.

Celal Kızılözlüoğlu ile ilgili anlatacak çok konumuz vardır ama onları da ileriki zamanlara bırakalım. Dünyaya Semra, İlyas, Selda ve Mustafa Kemal isminde 4 evlat bırakan Kızılözlüoğlu’nun ölümünden 6 ay sonra erkek bir torunu daha oldu. Oğlu İlyas o toruna “Celal” adını koyarak babasının adını yaşatmayı sürdürdü.

13 yıl önce Dursunbey tarihinde eşi-benzeri olmayan bir röportaja imza atmıştık. Bu röportajda çok ilginç bilgiler bulacaksınız. Arzu ederseniz, o röportajı okumaya devam edebilirsiniz.

-SOLCU OLMAKLA ÇOK ŞEY KAYBETTİM, ÇOK ZARAR GÖRDÜM!

LİSE YOK, FAKİRLİK VAR, GEL DE OKU…

1940 doğumlu 4 çocuk babası olan Celal Kızılözlüoğlu ortaokul mezunu olduğunu anlatırken o dönemin ve kendi şartlarını üzülerek sıralıyor: “1955-1956 döneminde ortaokuldan 13 kişi mezun olduk. O yıllarda ilçemizde lise yoktu. 12 arkadaşım dışarılara giderek lise tahsillerine devam ettiler, bir tek ben lisete gidemedim. Fakirlik ve yoksulluk nedeniyle okuma imkanı bulamadım. Bu duruma hep üzülmüşümdür. Aynı dönem ortaokuldan mezun olduğumuz arkadaşlarım çeşitli mevki ve makamlara geldiler. Hüseyin Cahit Şat, Süleyman Kasım, Betül çantay, Ülkü Özger, Rauf Yüzat, Hüseyin Boyacığlu, Gafur Ercan ortaokuldaki arkadaşlarımın bazılarıdır. Bu arkadaşların durumlarına bakın, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.”

1958’e kadar elektrikçi Ahmet Nezli’nin yanında çırak olarak çalışan Celal Kızılözlüoğlu 1958-1960 yılları arası Orman Fidanlığında puantör olarak çalıştığını beyan ediyor.

1960 yılının Mart ayında askerlik başlar. Ankara Reisicumhur Muhafız alayında askerliğini yaparken 27 Mayıs 1960 ihtilali olur.

Askerlik sonrası 1963’ün Haziran ayında Dursunbey Orman İşletmesinde açılan memurluk sınavına katılır ve sınavı birincilikle kazanır. Çamlık, Yayla, Civana, Gökçedağ’da çalışır. Daha sonra Susurluk’a, oradan Balıkesir orman Bölge müdürlüğü’ne sayman-mutemet olarak tayin olur. Bir ihtilaf nedeniyle memuriyetten istifa eder.

SENDİKA KURULUR AMA YAŞAMAZ

Ardından Hasan Bilbaşar başkanlığında Türkiye Orman İşçileri Sendikası’nın kurulmasında görev alır. Bu arada Balıkesir şubesini de Dursunbey’de (şu an Av. Sadullah Yüksel’in bürosunun olduğu yerde) kurar. Orman İşçileri tarım işçisi sayıldığından ve bu konudaki gerekli kanun çıkmadığından sendikanın kapandığını açıklıyor Kızılözlüoğlu.

KAYMAKAMA İYİ KÖMÜR GİTMEYİNCE…

1976-1977 yıllarında dönemin kaymakamı Avni Elyorgun, Celal Kızılözlüoğlu’nu tahsis kömür mutemetliğine görevlendirir. 2 sene bu görevi yapar Kızılözlüoğlu. “Daha sonra Aydın Güçlü geldi, evine iyi kömür göndermedim diye beni bu görevden aldı” diyerek bu görevden ayrılışını anlatıyor.

KÖY KOOPERATİFLERİ KURULMASI…

1978’de Dursunbey’de 19 köyde, Bigadiç’te (Meyveli, Bozüyük) 2 olmak üzere toplam 21 kooperatifin kuruluşunu gerçekleştirdiğini anlatan Kızılözlüoğlu, bu kooperatiflere 3 milyon lira kredi sağlandığını açıklıyor.

Kooperatiflerin mutemetliğini de yürüten Kızılözlüoğlu 1979 yılında çeşitli hayali iddialarala R.G., R.A. VE C.G. isimli kişilerce şikayet edilir ve Kooperatifin tüm evraklarına polis kuvveti ile el konulur. İncelemelerden sonra hiçbir suç unsuruna rastlanamaz ve evraklar iade edilir. Kooperatifçiliğin 1983’e kadar sürdüğünü, 1983’te fabrikası olmayan köy koop.lerine emval verilmemesi nedeniyle köy kooperatiflerinin şekil değiştirdiğini, bu uygulamanın da bir  çok olumsuzluğu beraberinde getirdiğini vurguluyor Kızılözlüoğlu ve 1985 yılında yaşanan olayların iç yüzünü anlatıyor:

“54 MİLYON LİRALIK İHBAR TAZMİNATINI ALMADIM”

“Bazı keresteciler koop. Mallarını alıyorlar, ancak kendi adlarına fatura kestirmeyip, malı sattıkları şahıslara fatura ettiriyorlardı. Bazı keresteciler girdisiz satış ve vergisiz kazanç sağladıkları gerekçesiyle maliyeye şikayette bulundum. 10 müfettiş geldi, incelemeler sonunda 540 milyon lira muhtaelif cezalar kesildi. Bu olay sonrası Balıkesir Deftredarlığı bana yasal olarak var olan yüzde 10 ihbar tazminatı verecek oldu. O gün için büyük bir para olan 54 milyon liralık ihbar tazminatını almadım. Amacım tazminat değildi, amacım birilerinin köy kop.lerinin sırtından haksız kazanç sağlamasını önlemekti. Bu konuda çok suçlandım, çok eleştirildim. Ama doğruyu yaptığıma inanıyorum.”

YIL 1983, MERHABA SİYASET!

1983 yılında Halkçı Parti ilçe teşkilatını kurduğunu ve ilçe başkanlığını yaptığını anlatan kızılözlüoğlu, Halkçı Parti il ile SHP’nin birleşmesine destek olduğunu, ancak daha sonra bu birleşmenin iyi sonuçlar vermediğini belirtiyor. “Daha sonra Demokratik Sol Parti DSP’nin ilçe teşkilatını kurma teklifi geldi ve DSP ilçe teşkilatını kurdum. 14 yıldır da aralıksız ilçe başkanlığı görevini yürütüyorum” diyor Celal Kızılözlüoğlu.

“Solcu olmakla çok şey kaybettim, çok zarar gördüm. Solcu olduğum için her alanda, her konuda beni engellediler. Bizlere öcü gibi baktılar. Komünist dediler. DSP’yi kurarken üye olacak insan bulamadık. Köylerden üye yazarak yönetim oluşturduk. 14 yıl önce üye bulamadığımız DSP bugün Türkiye’nin birinci partisidir ve iktidardadır. Bizler Dursunbey’de soyunduk, Dursunbey’de giyiniyoruz. Memleketi soyan, dolandıran çok adam gördük, çoğu kaçtı, göçtü. Bizler buradayız. İlçemizin kalkınması için kişisel çıkar gözetmeden çalıştık, ancak bazı siyasiler ve işadamlarımız hep kişisel çıkar peşinde koştular. Bizim kişisel ve siyasi çizgimiz bellidir. Partizanlık yapmadık, hiç kimseden hiçbir şekilde para almadık. Partimiz hükümette ve iktidarda olana kadar bizlere selam vermeyenler, bugün bizlerle iyi diyaloglar içindedirler. 18 Nisan seçimleri öncesinde bazı köylerimiz bizlere söz verdiler. Ama sözlerinde durmadılar. Açıkcası hizmet yaptık, karşılıklarını alamadık. Ben 59 yaşındayım. Hayatım boyunca hem kişisel, hem siyasi olarak herkese iyilik yaptım, iyilik yaptığım herkesten kötülük gördüm. Bun aşaşırıyorum. Ve üzülüyorum. Bana pavyonlarda para yedi diyenler oluyor. Doğrudur. Bne başkaları gibi orayı, burayı dolandırıp, para yemedim. Kendim kazandım, kendim yedim. Harcadığım paralar kendi emeğimin karşılığıdır.”

DSP ilçe başkanı Celal Kızılözlüoğlu’na “Dursunbey gerçekten geri kalmış bir ilçe mi? Geri kalmış ise size göre nedenleri nelerdir?” diye soruyoruz.

Heyecan ile anlatıyor: “Dursunbey geri kalmış bir yöredir. Bunu her yönüyle gözlemleyebilirsiniz. Size bazı örnekler anlatayım. 20-25 yıl önce şu an Simav’da olan SETAŞ Sonta Fabrikası ilçemize kurulacaktı. Müteşebbisler geldi, 150 hisse senedi tanesi 5 bin liradan satışa sunuldu. 95’i satıldı, 55’ini satamadık. O dönem şehrin bazı ileri gelenleri ve zenginleri bu teşebbüsü engellediler. SETAŞ bu durum üzerine Simav’a gitti ve orada kuruldu. İkinci örnek; şu an kullandığımız Dursunbey-Balıkesir arası yolun açılmasına karşı çıkanlar oldu. 14 yıl önce Karayolları 141. Bölge Müdürlüğü’ne (Biz yol istemiyoruz) diye imzalı dilekçe verdiler. Üçüncü örnek: Biliyorsunuz yakın zamanda ORÜS bedava denilebilecek bir fiyata satıldı. Altlarında 10 milyarlık, 20 milyarlık arabalarla gezenler ORÜS’ü almadılar, almak istemediler. Bu örnekleri iyi incelerseniz Dursunbey’in neden geri kaldığını çok daha iyi anlarsınız. Kendi çıkarlarının bozulmamasını isteyen bazı insanlar ilçenin kaderi ile oynamıştır. Bakın şimdi Dursunbey-Harmancık arası (Ankara yolu) yolun açılması isteniyor, ikide bir gündeme bunu koyuyorlar. Bu siyasi bir oyundur. Bu konuda ciddi bir adım atılacak olsa, göreceksiniz birileri bu işin durdurulması için çaba göstereceltir. Anlatmak istediğimiz şudur: Hali vakti yerinde olan bazı insanlar Dursunbey’e hizmet gelmemesi ve menfaatlerinin zedelenmemesi için Dursunbey’in gelişmesine, kalkınmasına yıllarca engel oldular. Bugün parmakla gösterilen bazı insanlar bu ilçeye bir çok kötülük ettiler. Ama onlara hala bu memlekette beyefendi diyorlar.

Celal Kızılözlüoğlu’na biraz nefes aldırıyoruz. Bu kez güncel ve siyasal konulara geçiyoruz. Biz soruyoruz, o yanıtlıyor.

Soru: Siyaseti neden ve ne için yapıyorsunuz?

Yanıt: Siyaseti ülkemin kalkınması ve dünyamızın yücelmesi, aynı zamanda halkımızın ekonomik, sosyal yönden refahını sağlamak için yapıyorum. İlçeme bir şeyler yapıp, ileride bir zamanlar biri vardı, onun zamanında bunlar oldu, şunlar oldu, çok iyi oldu, şimdi nerede o günler dedirtmek için yapıyorum. Kendimin makam ve koltuk hırsı yoktur. Bir hırsım vardır o da dürüstlük ve doğruluk tutarlılığına inandığım ve saygı duyduğum içindir.

Soru: DSP’nin hükümette olduğu dönemlerde şahsınızın gayreti ile ilçemize gelen her hangi bir hizmet oldu mu?

Yanıt: Kaymakamlık makamının hazırlamış olduğu seracılık projesinin uygulanması ile ilgili olarak proje için gerekli olan paranın çıkarılmasında yardımcı oldum. Hükümet konağının büyük onarımının yapılabilmesi için 9,5 milyar liralık tahsisatın çıkarılması. 45 milyar liralık vergi dairesinin tefrişi için çıkarılan paranın sağlanmasında.

Soru: İktidar partisi ilçe başkanı olarak kendinizi yeterli görüyor musunuz ve partililerinizin isteklerine cevap verebiliyor musunuz?

Yanıt: DSP’yi ilçemizde ilk defa kuran ve halen başında olan bir kişi olarak yeterliliğim konusundaki sualin cevabını ilçe halkı elini vicdanına koyarak değerlendirsin. Takdir Dursunbey halkınındır. Genel başkanım 75 yaşında olmasına rağmen, ülkenin başbakanıdır. Ben ise 59 yaşındayım, niye ilçe başkanlığını yürütmekte sıkıntı çekeyim.

Soru: DSP iktidarda ama DSP’nin Dursunbey’de iktidar olduğunu söyleyebilir misiniz?

Yanıt: Söyleyebilirim. Yaptığımız hizmetler gazetenizde yayınlandı. Söylediğimiz her sözün arkasında olduk. Sizin deyiminiz 1999 seçimlerinden evvel şucu-bucu demeden herkese ve her köye eşit şekilde hizmet götürmeye çalıştık. Ama takdir edenler de oldu, etmeyenler de oldu. Bazılarınca (Babacık-oğulcuk siyaset yapıyorlar) diye tanımlanan DSP’nin 14 yıllık ilçe başkanı Celal Kızılözlüoğlu (şu an Balıkesir ilinde Celal Kızılözlüoğlu’ndan daha kıdemli başka DSP’li il veya ilçe başkanı yok, onu da hatırlatalım) 1994’ten bu yana emekli ve hala kendisine ait olan tekel bayii dükkanını çalıştırıyor.

Söyleşiyi noktalarken Kızılözlüoğlu son mesajını veriyor: “Dursunbey’lileri, Dursunbey’e hizmet için birlik ve beraberliğe çağırıyorum. Henüz vakit geç değil.”

Kızılözlüoğlu’na teşekkür ediyoruz. 22 Kasım 1999

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.