Dursunbey basınına yeni bir kardeş geldi!

Dursunbey basınına yeni bir kardeş geldi…

Gelişme, kalkınma ve hizmet bakımından Türkiye’nin öncü ilçelerinin başında gelen gelen ilçemizde; bu gelişme ve kalkınmaya paralel olarak Dursunbey basını ve medyası da gelişti ve kalkındı.

10 yıl öncesine kadar 1-2 kişinin var olduğu Dursunbey basınına emek verenlerin sayısı 10’ları aştı. Gazete ve sosyal medya sahiplerinin yanına bu sektörlerde çalışan 10’larca emekçi de dikkate alındığında, ilçemizdeki basın ve medya sektörü, bir çok il ve ilçeyi kıskandıracak düzeye geldi.

Dursunbey’deki gazete ve medya sektörünün giderek büyümesi üzerine, basın sektörüne yıllarını vermiş, tecrübeli gazeteci ve basın mensubu Ramazan Atam’ın girişim ve gayretleri ile, Dursunbey basını ve medyası “Dursunbey Basın Birliği” çatısı altında toplandı.

Basın Birliği’nin oluşumu ile birlikte, ilçemizdeki hizmet katmanlarını yakın takibe alan basın mensupları, resmi kurumların halka daha iyi hizmet vermesi gerektiğini dile getirerek kurumlara ziyaretlerini sürdürdü. Basın Birliğinin bu girişimleri sonucu ilçemizdeki resmi kurumlarda vatandaşa karşı daha iyi hizmet verildiği gözlendi.

Araştırmacı gazetecilik konusunda da önemli adımlar atan Dursunbey basını, ilçemizdeki bir çok haksızlığın ve yolsuzluğun ortaya çıkmasını da sağladı.

Dürüst, doğru, ilkeli ve tarafsız habercilik anlayışından taviz vermeyen Dursunbey basının çalışmaları başta ilçe Kaymakamlığı ve Dursunbey Belediyesi tarafından takdirle karşılanıyor.

DURSUNBEY BASIN BİRLİĞİ ÜYELERİNİ TANIYALIM:

RAMAZAN ATAM: Dursunbey Esnaf Odası sekreteri
(Eski MHP’li, Ak Parti üyesi)
RAHMİ KİREÇ: Keresteci, market işletmesi
(Kendi beyanı ile Ak Partili)
RAMAZAN FİLİZ: Belediye çalışanı
(Ak Partiye yakınlığı ile biliniyor. Üyelik kaydı hakkında net bir bilgi yok)
HÜDAYİ DEMİRHAN: Belediye çalışanı
(Ak Parti ilçe yönetim kurulu üyesi)
TAYFUN YANIK: Belediye çalışanı
(Belediyede zabıta olarak görev yapıyor)
RAŞİT BEKTAŞ: Belediye çalışanı
(Ak Partiye yakınlığı ile biliniyor. Üyelik kaydı hakkında net bir bilgi yok)
MEHMET YARMA: Keresteci
(Eski DYP’li, Ak Parti üyesi)
Ö. FARUK UÇAR: Esnaf
(Eski RP’li, bir dönem önce Ak Partiden İGM üyeliği yaptı)
ERCAN BAL: Keresteci
(Kendi beyanı ile oy tercihini Ak Parti’den yana kullandığını söylüyor)

İsim, meslek ve siyasi duruşları ile ele aldığımız Dursunbey basınındaki arkadaşlarımızın siyasi duruşları basın birliğinin konumunu belirlemek amacıyla tamamen tespit yönüyle dikkate alınmıştır. Doğal ve yasal haklar olarak, herkes siyasi görüşünü kendi belirleme hakkına sahiptir. Tüm siyasi düşüncelere büyük saygımız olduğunun altını özellikle çiziyoruz.

Yukarıdaki tabloyu incelediğimiz zaman Dursunbey basını olarak lanse edilen isimlerin tamamının Ak Partili olması, bu isimlerin 4’ünün Dursunbey Belediyesinde fiilen çalışıyor olması da ilginç ve garip bir durum olarak dikkat çekiyor.

Gazetecilikte “Köpek insanı ısırırsa haber olmaz. Eğer insan köpeği ısırırsa haber olur” ilkesi vardır. Dursunbey basınının yaptığı haberleri incelediğimiz de ise, sürekli “Köpek insanı ısırdı” haberlerini görüyoruz. Dursunbey basınının “Köpeği ısıran insan” haberlerinden uzak durması da çok düşündürücü bir durumdur.

Siyasi eğilimlerini ve yapmaya çalıştıkları haberleri baz alırsak, “iktidarın yandaş gazetecileri ve medyası” konumunda olan Dursunbey basınının Dursunbey’e ne verdiği merak konusu olurken, “Acaba Dursunbey medyası, mesleklerini çıkar amaçlı olarak mı kullanıyorlar?” sorusunu akıllara getiriyor.

yenidursunbey.com olarak, Dursunbey basını ile zaman zaman mücadele ve yarış içinde olacağımızı şimdiden duyurmak zorundayız. Çünkü Dursunbey basınının, bu tespitlerimizden dolayı bize karşı açık olamasa da, gizli kapılar ardında bir takım ayak oyunları hazırlayacağını düşünüyoruz. Bunu da haliyle zaman gösterecek.

Değerli Dursunbey basını gözünüz aydın…
Bakın size “yenidursunbey” isimli yeni bir kardeş geldi.
Kardeşinizi ağlatmayın, onu sevin, onunla oyunlar oynayın.
Siz büyükler olarak yeni doğan kardeşinizi korumak, kollamak zorundasınız.
İlgilenmezseniz, ağlar durur, başınızı ağrıtır.
Ne diyordu andımız: Küçükleri sevmek, büyükleri saymak…

 2. BÖLÜM

 BASIN MESLEK İLKELERİ

 İletişim Özgürlüğünü ülkemizde insanca yaşamanın, saydam bir yönetime kavuşmanın ve demokratik sistemin temel koşulu sayan biz gazeteciler;

Kanun koyucunun veya öteki kurum ve kişilerin, İletişim Özgürlüğünü kısıtlamalarına, her zaman ve her yerde karşı çıkacağımıza kendi özgür irademizle söz vererek;

İletişim Özgürlüğünü, Halkın Gerçekleri Öğrenme Hakkı‘nın bir aracı sayarak;

Gazetecilikte temel işlevin, gerçekleri bulup bozmadan, abartmadan kamuoyuna yansıtmak olduğunu göz önünde tutarak;

Basın Konseyi‘nin kendi çalışmaları üzerinde hiçbir dış müdahaleye izin vermeme kararlılığını vurgulayarak;

Yukarıdaki bölümü de içeren Basın Meslek İlkeleri‘ne uymayı, sözünü ettiğimiz temel inançlarımızın bir gereği saydığımızı, kamuoyu önünde açıklarız.

1. Yayınlarda hiç kimse; ırkı, cinsiyeti, yaşı, sağlığı, bedensel özrü, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşağılanamaz.

2. Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünü sınırlayıcı; genel ahlak anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı ya da incitici yayın yapılamaz.

3. Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez.

4. Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.

5. Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz.

6. Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.

7. Saklı kalması kaydıyla verilen bilgiler, kamu yararı ciddi bir biçimde gerektirmedikçe yayınlanamaz.

8. Bir basın organının dağıtım süreci tamamlanmadan o basın organının özel çabalarla gerçekleştirdiği ürün, bir başka basın organı tarafından kendi ürünüymüş gibi kamuoyuna sunulamaz. Ajanslardan alınan özel ürünlerin kaynağının belirtilmesine özen gösterilir.

9. Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse “suçlu” ilan edilemez.

10. Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.

11. Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini korur. Kaynağın kamuoyunu kişisel, siyasal ekonomik vb. nedenlerle yanıltmayı amaçladığı haller bunun dışındadır.

12. Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır.

13. Şiddet ve zorbalığı özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınılır.

14. İlan ve reklam niteliğindeki yayınların bu nitelikleri, tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtilir.

15. Yayın tarihi için konan zaman kaydına saygı gösterilir.

16. Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar.

3. BÖLÜM

42 yıllık gazetecilik deneyimlerime göre, özellikle gazeteciliğe özenen gençlere önerim:
GERÇEK GAZETECİ SEVİLMEZ… EĞER ÖZELLİKLE İKTİDARLAR VE BÜROKRATLAR TARAFINDAN BEĞENİLİYOR VE SEVİLİYORSANIZ BİLİN Kİ SİZ GAZETECİ DEĞİL, ÇIKARSINIZ DEMEKTİR.
(Ahmet Erdoğan)

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.